
Malum, bağcılıkla alakalıyız ya, bu konuyla ilgili kitaptan küçük bir alıntı: XIX. Yüzyılın İlk Yarısında Gelen Seyyahlar: Francis Beaufort-Charles Texier.
"Sir Francis Beaufort (Kaptan) ve ekibi, Karabağlar burnunu dolanırken antik Myndos kentini aramaya başladılar. Bu kent için Zephyrion burnu olduğunu zannettikleri düz kumsalın yanında bulunan Kadı Kalesi ile iki mil daha kuzeyde bulunan Gümüşlük diye bilinen ufak koyda Strabon'un sözünü ettiği limanı konumlamanın daha uygun olacağını düşündüler. Yörede kara üzüm bağları çok olduğuna işaretle Karabağlar diye adlandırılmakta ve bünyesinde tebeşir ya da yumuşak kireç taşı bulundurmaktadır. Bu kıyılarda Kalimnos/Kelemez Adasındaki Yunanlılar tarafından sünger çıkarıldığını söylemekte ve bu konuda bir çalışmayı da gözlemlediklerini belirtmektedir. Karabağlar'dan sonra Malta adasına giden Kaptan Beaufort, 1812 yılının ilkbahar mevsiminde yeniden Kemer Koca Burun açıklarında kaldığı yerden çalışmalarına başladı." (sayfa 387)
Yani, yaklaşık 200 yıl önce, 1800'lerin başında Bodrum'da (Bodrum-Karabağlar) geniş bağlar olduğundan bahsediliyor.
.
.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder