incir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
incir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Erkenci İncir / Siyah Orak İnciri

Bu yıl incir sezonunu erken açtım. Aslında bu incirler geçen yıllarda da vardı. Ama oldukça erkenci bir çeşit olan bu inciri yemek gelmemişti hiç içimden. Bu çeşitten 3 ağaca aşılanmıştı ve sanırım aşılanalı da 7-8 yıl olmuştur. Yani geçen yıllarda da vardı ve pek yenilmezdi. Bir kaç tane yenilirdi, o kadar. Bana getirdiklerinde de her defasında "yemeyeceğim" demiştim. İlk defa bu yıl yedim, meğer ben bu incire karşı çok önyargılı davranmışım :) 

Tadı gayet güzel. Yaklaşık 1 ay sonra yetişecek normal sezondaki incirlerden hiçbir farkı yok. Yukarıdaki incirin ağacı ve asma yan yanalar. Zaten incirin bir yanında kendi yaprağı, diğer yanında da asma yaprağı var. 
Bu incirin adına "bardacık inciri" diyoruz. Başka yerlerdeki adı da aynı mıdır, yoksa bu sadece bizim buraya has bir isimlendirme midir bilmiyorum. Bu incirin şekline çok benzeyen bir de armudu var buranın. Onun adı da "bardıcık" tır. Ama ben "bardacık" ve "bardıcık" ın aynı şeyi ifade ettiğini düşünüyorum.

Acaba bu isim nerden gelmiş olabilir. Acaba "bardak" tan gelmiş olabilir mi? Eskiden burada (başka bir çok yerde de olduğu gibi) su testilerde muhafaza edilir ve oradan içilirdi. Testi biraz büyük olurdu, onun aşağı yukarı sürahi büyüklüğünde olan daha küçüğüne "bardak" denilirdi. İşte bu incirin ve bahsettiğim armudun şekli biraz bardağı andırıyor. Bardağın da daha küçüğü nedir, "bardakcık." Zamanla aradaki "k" harfi de düşerse, "bardacık" olur. Olur mu, olur. Bilemem. Bu da tamamen benim akıl yürütmemden ibarettir, onu da söyleyeyim...

Gerçek (Literatür) İsmi ise Siyah Orak'tır. Siyah Orak; Erkenci ve partonekarp (çekirdeksiz) bir çeşittir.Tozlaşma istemez ve senede iki ürün verir .Çok kaliteli bir çeşit değildir. Ancak turfanda bir çeşit olması, senede iki ürün vermesi ve tozlaşma (ilekleme) istememesi artılarıdır. 

Görüldüğü üzere incirin içinin normal sezonda yetişen incirin içinden bir farkı yok. Ben daha önce zahmet edip bakmamakla hata yapmışım. 


İncirin küçük ve yeşil haline "incir kozağı" diyoruz burada. Sonra yavaş yavaş büyür ve renk değiştirmeye başlar ve olgunlaşır. Aynen yukarıdakiler gibi. Bu incirlerin boyun kısımlarıda diridir daha. Eğer olgunlaşan incirler toplanmazsa yavaş yavaş suyu çekilmeye ve buruşmaya başlar. Buruşma da ilk olarak boyun kısmından başlar. Yukarıda sağdaki incirin boynu buruşmaya başlamış mesela. Bizim burada bu incirlere de "boynu buruk" denilir. Boynu buruk olan incirler yere düşerler, yere düşen bu incirler toplanır ve kurumaları için bir yere serilirler. Daha sonra da kuru incir yapılırlar.

24 Aralık 2010 Cuma

İncir Ağaçlarında Budama

İncir ağacı her yıl tepe gözünün sürmesiyle toprak koşullarına da bağlı olarak, kısa veya uzun yıllık sürgünler meydana getirir. Bir yaşlı dallar üzerindeki yan gözler ya hiç sürmez ya da çok azı sürer. Doğal büyümesine bırakıldığında ana dallar devamlı uzunlamasına büyürler ve ağacın alt kısımları çıplak kalır. Kuvvetli gelişmeksizin devamlı uzayan ana dallar, sonunda ürün yükü ve yaprak ağırlığını taşıyamayarak sarkarlar. Bu şekilde uzayıp sarkma sonucu ağaç tacının ortası açılır, güneşle karşı karşıya kalır ve güneş yakmaları ortaya çıkar. Ayrıca dalların sarkması toprak işlemesini de güçleştirir. Bu şekilde kendi doğal gelişmelerine bırakılan, budanmayan ağaçlar zayıf düşer ve erken yaşlanırlar. Ürün miktarı ve kalitesi de düşer.



Şekil Budaması : Fidanlarda şekil budamasıyla istenilen yükseklikte, düzgün, dalları orta sıklıkta, düz, kuvvetli ve birbiriyle dengeli gelişmiş, çok sayıda ürün verebilecek sürgünlere sahip tacı olan bir ağaç yetiştirmek amaçlanır. Kuvvetli büyüyen ağaçlar hafif, normal büyüyenler orta, zayıf büyüyenler kuvvetli budanırlar.
Normal olarak fidanlar zeminden en çok 1 metre yükseklikten budanırlar. Bu yükseklik 60 cm. ye kadar indirilebilir. İlk ana dalları oluşturmak amacıyla seçilen yükseklikten ve uygun 3-4 göz üzerinden budanan genç ağaçta yaz mevsiminde budamalar yapılır. Ana dalların gelişmesini teşvik etmek üzere toprak yüzeyinden ve gövdeden çıkmış olan asalak sürgünler çıkarılmalıdır. İlk kış budamasında 3-4 iskelet ana dal seçilir. Bu ana dallar ağaç gövdesi çevresine eşit olarak dağıtılmalıdır. Aralarında 10-15 cm. mesafe bırakılmalıdır. Seçilen 3-4 ana dal 30-50 cm. mesafeden budanır. İkinci kış mevsiminde yapılacak budama her bir ana dalın ucuna yakın olarak çıkan iyi gelişmiş yan dallardan 2 veya 3 tanesinin seçiminden ibarettir. Ağaç yukarıya veya dışa doğru büyüyerek, bir vazo şeklini alacak biçimde terbiye edilmiş olmalıdır.
.
Ürün Budaması : Ürün budaması verim çağındaki ağaçların şekillerini korumak ve ağacı fizyolojik dengede tutmak amacıyla yapılan seyreltme ve kısaltma budamalarından oluşur. Seyreltme budamasında, budanacak dallar ve sürgünler dibinden kesilir. Sıklaşmış dal ve sürgünler, çatal ve çapraz dallar, birbiri üstüne binmiş dallar kesilir.

.
Gençleştirme Budaması : İlgisiz ve bakımsız kalan incir ağaçlarında gövdelerde çürümeler meydana gelir, dallar gelişigüzel uzar ve sarkar, çürüyen gövdeler hastalık ve zararlı yuvası haline gelir. Böyle ağaçlarda ürün miktarı ve kalitesi düşer. Bu durumdaki ağaçlarda sert budamalar yapılır. Buna kabaklama budaması da denir. Ağacın dallarının nerdeyse tamamına yakını kesilir. Ama bunun da bir usul erkanı vardır :)
.


En Önemli Not : Budama ağaçlar yapraklarını döktükten sonra (Aralık-Ocak-Şubat) yapılır.
Diğer Önemli Not : ) Yukarıda bahsedilen budamanın detaylarına Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsünün web sitesinden ulaşabilirsiniz. Eğer; Okuduklarınız size karmaşık gelirse, takmayın kafanıza. Genel olarak budama konusunda biraz bilginiz varsa, işte şekil şemal bu :)
.
Bahçenin yeşil döneminin fotoğrafları için tıklayınız.


27 Eylül 2009 Pazar

Kuru İncir



Kuru incir zamanı. Kuruyup dalından düşen incirler biraz daha kurumaları için yarı gölge yarı güneş bir yere serildiler. Daha sonra bunların içinden iyi kalitede olanlar seçildiler. Ve sıra bandırma işlemine geldi. Bandırmadan önce üzerlerindeki toz ve toprak yıkandı, incirler temizlendi. Çünkü kuruyan incirler toprağa düştüğü için üzerlerinde bir miktar toz ve toprak bulaşığı olur. İncir nasıl bandırılır tıklayınız.



Bandırılan incirler tekrar serilirler. Bunlar da yeni bandırılmış ve henüz serilmemiş olan, bandırma sepetinin içindeki dumanı tüten incirler.
.
Kuru incirin faydaları için tıklayınız
.
İncirin bandırılmasının zamanı konusunda da ince bir detay var; İncirin ay karanlık olduğu dönemde bandırılacağına, dolunayda bandırılırsa kışın pek dayanmayacağına ve bozulacağına inanılır. Biz tam sınırda bandırdık :)
.
Ben, "ay karanlıkken" bandırmanın nedenine, niçinine girmemiştim, "inanılır" deyip geçmiştim :) Sağolsun Mustafa Karaöz arkadaşım konuyu çok iyi toparlamış ve açıklamasını derli toplu bir şekilde yazmış yorum bölümünde; "Ay karanlık olayının sırrı; Bütün uçan haşereler, kelebekler, sinekler vb. gece ay varken, ışığında yumurtalarını bırakırlar. Ay ışığı olan gecelerde kesilen ağaçlar, açıkta bırakılan besinler bu zararlılarca yumurta bırakılmak suretiyle yavrularının besin bulması için bulaştırılır. Bu nedenle ağaçların ay karanlığı dönemi kesilmesi ağaç zararlılarının bulaşıklığını zorlaştırır."

Evet işin sırrı, olayın mantığı bu. Ve bu durum haşeratlara maruz kalan, özellikle besinler başta olmak üzere bir çok şey için geçerlidir. Hatta ve hatta bir kişi bana, "İtalya'dayken üzüm hasadının ay karanlıkken yapıldığını duymuştum, bunun gerçekliği nedir?" diye sormuştu.
.
.

5 Haziran 2009 Cuma

İncir Bahçesi



Bu yöredeki incir bahçeleri genellikle eskilerden kalmış olan incir bahçeleri. Kayda değer düzeyde yeni incir bahçesi tesis edilmiyor. Bu küçük incir bahçemizdeki ağaçlar da bundan 12 yıl önce dikilmişlerdi. Bu bahçenin fidanlarını Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsünden alıp gelmiştim. Fidanlar bir çuvalın içine sığacak ve otobüsün bagajında gelecek kadar küçüktüler. Şimdi hepsi kocaman birer ağaç oldular. Bahçede sarı lop, sarı zeybek, gök lop, Bursa siyahı incir çeşitleri var.



Yukarıda doğru bir şekilde taçlandırılmış incir ağaçları görülmekte. Ön tarafta görülen ağaçta olduğu gibi yerden bir miktar yüksekten düzgün bir şekilde taçlandırılabilirler.


İncir bahçesinde çalışma.

İncir ağacı yukarıda görüldüğü gibi, topraktan itibaren bırakılan dallarla da taçlandırılabilir.



Bu yılın incirleri (minik minik) kendilerini göstermeye başladılar.
.
.

3 Haziran 2009 Çarşamba

İncir Aşısı - 2 (Aşılar Filizleniyor)



Daha önce incir aşısını ve nasıl yaptığımızı yazmıştım. Yapılan aşılar filizlendiler.



Yapılan aşıların hepsi de tuttular.



Aşı yapılan yer üzerindeki aşı sargısının alınma zamanı da geldi ve sargılarını da aldık.



Yukarıda, geçen yıl aşı yapılmış genç bir incir fidanı görülmekte.



Geçen yıl yapılmış aşının yakından görünüşü.
.
.

27 Nisan 2009 Pazartesi

İncir Aşısı



İncirler genellikle çelikle çoğaltıldığı için, aşılanmalarına gerek yoktur. Ancak çekirdekten incir fidanı yetiştirildiği hallerde veya büyük ağaçlarda çeşit değiştirmek gerektiğinde aşı kullanılır. En çok kullanılan aşı şekilleri ise yarma aşı ve çoban aşısı şeklinde kalem aşıları ile göz aşısı ve kaplama aşı şeklindeki kabuk aşılarıdır. Fidanlıklarda göz aşısı kullanılır. Genç ağaçların aşılanmasında, 1-3 yaşındaki dallara göz aşısı, 4-5 yaşındaki kalın dallara kaplama aşı yapılır. Yaşlı ağaçlarda ise 8-10 cm kalınlığındaki dallar üzerinden budanarak gençleştirme yapıldığı zaman, derhal yarma aşı veya çoban aşısı yapılır veya ertesi sene yeni sürmüş bir senelik sürgünlere göz aşısı uygulanır. Yaşlı ağaçlarda en iyi sonuç ağaçlara su yürümeden önce yapılan yarma ve kakma aşılarla elde edilir.

Kaynak : Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü


Aşı materyali almak için seçilen bir çeşitten aşı kalemi alınır ve kalem üzerinden yukarıda gösterildiği şekilde, üzerinde göz bulunan kabuk kesip kaldırılarak alınır.



Aşı yapılacak dal üzerinde "T" şeklinde bir kesik oluşturularak, üzerinde göz bulunan kabuk yerleştirilecek şekilde bu kabuk kaldırılır.



Aşı yapılacak dal üzerinde "T" şeklinde kesik yapılarak kaldırılan kabuğun altına, üzerinde göz bulunan kabuk düzgün bir şekilde yerleştirilir.



Yukarıda da görüldüğü gibi, aşı kaleminden alınan, üzerinde göz bulunan kabuk, aşı yapılacak dal üzerindeki yerine düzgün bir şekilde yerleştirilir ve üzeri rafya ile sıkı bir şekilde kapatılır. Sadece göz dışarıda kalacak şekilde rafya ile sıkı sıkıya kapatılmış aşı yeri en baştaki fotoğrafta görülmektedir.



Aşılama işlemi tamamlandıktan sonra, dallar aşı yapılan yerin biraz üzerinden kesilirler.

İncir bahçesindeki incirlerin fidanlarının hepsi 12 yıl önce Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsünden alınarak dikilmişlerdi. Bu ağaçlardan birinin çeşidini değiştirmek istedik. En başta da belirtildiği üzere, incir aşısı için değişik yöntemler mevcuttur. Daha önceleri gerekli olduğu zamanlarda (asma aşısından da gelen tecrübeyle) incirlere de yarma aşı yapıyorduk ama birkaç yıldan beri Erdal'ın tercihi bu aşıdan yana. Yapılan bu aşıların ileriki safhalarından da burada bahsedeceğim.

Not : Bu yazı ve fotoğraflar bugün yayımlanmış olmakla birlikte, aşağıdaki aşının yapıldığı tarih bu ayın 21 'idir. .
.

28 Eylül 2008 Pazar

Yağmur Yağdı, Çimenler Hemen Yüzünü Gösterdi



Yağmurlar yağdı ve çimenler yüzünü göstermeye başladılar. (Şimdi diyeceksiniz ki, burda çimen nerde? Durun acele etmeyin hemen:)) Ben de, bu durumu daha etraflıca bir incelemeye çıkmıştım ki, daldaki bu inciri gördüm. Ağaçta bir tek bu incir var, sanki beni bekliyor. Gelsin fotoğrafımı çeksin sonra da beni yesin diye :) Ee, beklentisini de boşa çıkarmamak lazım de(ğil) mi?



Görüldüğü üzere, ağaçta bir tek bu incir var, yani yalan söylemiyorum:) Ve bu da, onu aldığımın ve yiyeceğimin resmidir. Hatta yediğimin resmi de var ama o kadar da uzun boylu değil :)



Bunlar da "Bursa Siyahı" incirleri. Diğer incirler (Sarı lop ve sarı zeybek) bitmiş olmalarına rağmen bu incir çeşidi geç yetişen bir çeşit olduğundan erkenden bitmiyor.
Bursa Siyahı : Meyve olgunlaşması Ege Bölgesinde Ağustos başından Ekim ayı ortalarına kadar, Bursa yöresinde Eylül başından Kasım ayı ortalarına kadar devam etmektedir. Meyveleri iri, şekli yuvarlaktır. Kabuk rengi koyu mor veya morumsu siyahtır. Kabuk yapısı dayanıklı, meyve eti sıkı dokulu, yola dayanımı iyi bir çeşittir. Bursa Siyahı meyveleri iri, gösterişli, kabuk ve iç rengi ile albenili, iyi kaliteli sofralık ve dondurulmaya uygun bir çeşittir.



.
Çardaktaki üzümler. Bunlar da geç olgunlaşan ve geç zamanlara kadar dayanan üzümlerdir.
.
.
Bu da çardaktan bir görünüm.
.
.
Bunlar da yolun kenarındaki yeni çıkmaya başlamış olan otlar. Geçen yıldan kalan kuru otların arasından çıkan bu otların daha bir haftalık mazileri var. Böyle giderse çok hızlı büyüyecekler. Çünkü bu fotoğrafı çektiğim öğleden sonra saatlerinde havada nerdeyse hiç bulut yoktu ve hava sıcaktı. Akşam hava kararırken yağmur yağmaya başladı. Yine yukarıdaki fotoğrafta, dayanamayıp hemen açmış olan bir sarı papatya var.
.
.

24 Eylül 2008 Çarşamba

Kavrulmuş İncir, Ya Da Bizim Söyleyişimizle "Gavrık İncir"



Kuru inciri saklamanın yollarından birinin de "kavurmak" olduğunu söylemiştim. Biz bu incire de "kavruk incir" diyoruz. Hatta buranın söyleyişiyle tam olarak şöyle deriz; "gavrık incir" :)



Kavurma işlemi kümbet şeklindeki küçük taş fırında yapılır. İncirler, ya içine badem içi, fındık ya da susam konularak kavrulurlar, ya da hiç bişey konulmadan kavrulurlar. Eğer içine bişey konulacaksa, incir önce biraz fırına konulur, böylelikle sert olan incirler yumuşamış olurlar. Sonra da açılarak içine badem içi falan konulur. Yukarıda, incirlerin içine konulacak olan kavrulmuş susam ve badem içi görülüyor.



Veee, incirler fırında...



Nar gibi kızarmış, mis gibi kokan ve tombik tombik olmuş incirler. Bunların içine herhangi bişey konulmadı.



Fırında kavrulmuş ve şişmiş olan incirler



Bunlar da içine susam ve badem içi konulmuş olan incirler



Kızarmış bir incir. İçinin bademiyle beraber :)



Artık eskisi kadar bir sandıklık incir olmuyor. Daha doğrusu yapmıyoruz diyelim. Bir karton kolinin içine koyduk.



Koliye konulan incirlerin üzerinden bastırılarak, incirler sıkıştırılır. Sonra üzerine biraz daha konulur ve yine sıkıştırılır. Sonra da ağzı kapatılır.

Kavrulmuş incirler ve havanda dövülen susam. Susam biraz fazlaydı ve incirlerden arttı. Onu da havanda dövdük. Eskiden çok yapardık bunu. Çok uzun zamandır (neredeyse çocukluğumuzdan beri) yapmamıştık. Havanda dövülen kavrulmuş susam daha sonra bal ile karıştırılarak (daha doğrusu karılarak) yenilir. Eğer bal ile karıştırmayacaksak, içine biraz şeker koyar hepsini beraber döverdik havanda.
.
.

23 Eylül 2008 Salı

İncir Bandırma(k)

Bandırmaspor ile başka bir takım maç yapıyorlarmış. Tabi tezahurat da var ve tezahuratı da doğal olarak "Ban-dır-ma, Ban-dır-ma, ..." diye yapıyorlarmış. Karşı taraf da, "Ban-dı-rı-ciizz, Ban-dı-rı-cizz, ..." diyormuş. Sonuç nedir bilmiyorum artık. Ama biz bugün kuru incirleri bandırdık.



Kurutulmuş incirler, yıkandılar ve sepete konuldular.



Kazan kuruldu, su kaynamaya başladı. Ön planda görünenler de suyun içine konulacak olan defne yaprakları. Defne yapraklarıyla beraber, mersin ve kekik de konulacak.



Defne, mersin ve kekik dalları konulan su kaynıyor.



Sepet kazanın içine konuldu. Kaynayan suda 8-10 dakika kadar duracak.



8-10 dakika sonra alıyoruz.



Bandırılmış ve dumanı tüten incirler. Yumuşacık ve pırıl pırıl...


Tekrar serilmiş olan incirler.

Bizim incirlerin büyük çoğunluğu taze olarak satılıyor. Bir miktar da kuru incir oluyor. Kuru inciri de iki şekilde saklıyoruz. 1. Bandırarak, 2. Kavurarak.
Bugün "bandırma" işlemi yaptık. Bu çok basit bir işlem aslında. Kuru incirler kaynayan suyun içinde bir miktar bekletiliyorlar, o kadar. Böylelikle, (eğer varsa) incirinde üzerinde ve içindeki zararlılar ve zararlı yumurtaları öldürülmüş oluyorlar.

Bir not: Bir zamanlar (1970' lerden önce) Bodrum'da incir ticareti çok fazlaymış. İncirleri deniz suyuna batırır çıkarırlarmış. Deniz suyuna batırılan incirin de üzerinde beyaz ve şekerimsi bir tabaka oluşur(muş).

Bandırıldıktan sonra kuruması için tekrar serilen incirler, bir süre sonra alınarak sandığın içine basılırlar. Bizim buranın söyleyişiyle, depilirler:) Sandığın içine biraz defne ve mersin yaprağı konulur, üzerine ara ara mersin ve defne yaprağı konularak incirler dökülür, yarıya geldiğinde sıkıştırılır. Sıkıştırma işlemi, incirin üzerine bez serildikten sonra çıkıp çiğnemek suretiyle yapılır. Kap küçükse çiğnemeye gerek kalmayabilir. Daha sonra bütün incir için aynı işlem yapılır. Sonra, iş kalır yemeye...
.
.