Bu yıl incir sezonunu erken açtım. Aslında bu incirler geçen yıllarda da vardı. Ama oldukça erkenci bir çeşit olan bu inciri yemek gelmemişti hiç içimden. Bu çeşitten 3 ağaca aşılanmıştı ve sanırım aşılanalı da 7-8 yıl olmuştur. Yani geçen yıllarda da vardı ve pek yenilmezdi. Bir kaç tane yenilirdi, o kadar. Bana getirdiklerinde de her defasında "yemeyeceğim" demiştim. İlk defa bu yıl yedim, meğer ben bu incire karşı çok önyargılı davranmışım :)
Tadı gayet güzel. Yaklaşık 1 ay sonra yetişecek normal sezondaki incirlerden hiçbir farkı yok. Yukarıdaki incirin ağacı ve asma yan yanalar. Zaten incirin bir yanında kendi yaprağı, diğer yanında da asma yaprağı var.
Bu incirin adına "bardacık inciri" diyoruz. Başka yerlerdeki adı da aynı mıdır, yoksa bu sadece bizim buraya has bir isimlendirme midir bilmiyorum. Bu incirin şekline çok benzeyen bir de armudu var buranın. Onun adı da "bardıcık" tır. Ama ben "bardacık" ve "bardıcık" ın aynı şeyi ifade ettiğini düşünüyorum.
Acaba bu isim nerden gelmiş olabilir. Acaba "bardak" tan gelmiş olabilir mi? Eskiden burada (başka bir çok yerde de olduğu gibi) su testilerde muhafaza edilir ve oradan içilirdi. Testi biraz büyük olurdu, onun aşağı yukarı sürahi büyüklüğünde olan daha küçüğüne "bardak" denilirdi. İşte bu incirin ve bahsettiğim armudun şekli biraz bardağı andırıyor. Bardağın da daha küçüğü nedir, "bardakcık." Zamanla aradaki "k" harfi de düşerse, "bardacık" olur. Olur mu, olur. Bilemem. Bu da tamamen benim akıl yürütmemden ibarettir, onu da söyleyeyim...
Gerçek (Literatür) İsmi ise Siyah Orak'tır. Siyah Orak; Erkenci ve partonekarp (çekirdeksiz) bir çeşittir.Tozlaşma istemez ve senede iki ürün verir .Çok kaliteli bir çeşit değildir. Ancak turfanda bir çeşit olması, senede iki ürün vermesi ve tozlaşma (ilekleme) istememesi artılarıdır.
Görüldüğü üzere incirin içinin normal sezonda yetişen incirin içinden bir farkı yok. Ben daha önce zahmet edip bakmamakla hata yapmışım.












