Ege olur da, Bir Ege köyü (özellikle de Muğla'da) olur da, kurutulmuş biber olmaz mı hiç. Ege mutfağındaki önemi bir yana, daha çok bu görüntüleri benim hoşuma gidiyor. Sanki Ege köylerindeki evlerin doğal bir aksesuarıymış gibi geliyor bana.
Bu biberler dizilmiş, portakal ağacının dallarına asılmış ve kurumaya bırakılmışlar. Arka taraflarında da, kurutulmakta olan bamyalar görülüyor. Tabi kurutma işi bu kadar biber ve bamyayla kalmaz daha:)
Not: Bunların yanında bir de saplarından örülmüş vaziyette demet yapılmış ve öylece asılan sarımsaklar vardı. Daha 4 gün önce orada duruyorlardı. Fotoğraflarını çekeyim diyordum ki, bugün bi de baktım yoklar. Meğer sarımsakların baş kısmını saplarından kopararak sepetlere koymuşlar ve kaldırmışlar oradan.
Kuru biberler; kızartılarak (bir nevi cips gibi) çıtır çıtır yenilerek tüketilebilirler. Ya da kızartılan biberler sarımsaklı yoğurtlanarak yenilebilirler. Tarhana çorbası yapılırken çorbanın içine atılırlar. Ben bu kadarını biliyorum :) Demiştim ama, bir de haşlanıp ekşilenerek yenildiğini de hatırladım. Yanında bulgur pilavıyla.
Bunlar da limon ağacına asılmışlar.