1 Nisan 2012 Pazar

Horozlar Neden Dövüşürler?

Bunlar da bağda gezip dolaşan, otlayan horoz ve tavukları. Yani, mutlu tavuklar. Horozun mutluluğu için bir söze gerek yok zaten. Havada uçan bir şahin gördüklerinde ya da hissetiklerinde de hemen eve kaçıyorlar.



Horozlar neden düvüşürler? Dövüşmelerinin mutlaka bir sebebi (ya da sebepleri) vardır. Ben bu konuda bilimsel araştırma yapan birisi değilim. Ama yukarıdaki fotoğrafa bakınca en önemli sebebin ne olacağını tahmin etmek hiç de zor değil :)



Ama dövüştürülmelerinin nasıl bir sebebi olabilir ki? Dövüştürülen ve birbirine zarar veren, kanlar içinde kalan horoz görüntüleri hiç mi hiç hoş değil. Zaten, Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında ve Kabahatler Kanununa göre hayvana kötü muamele sayıldığından horoz dövüştürmek yasak.

Gelelim bu horozların derdine; Malum, bahar aylarındayız ve tavuklarla horozlar da bolca çiftleşiyorlar. Bu horozlardan kırçıllı olan çiftleşmek için bir tavuğu kovalıyordu, kırmızı olan da geldi ve "ne oluyor uleeeyynnn, benim tavuğuma haaa..." dedi ve dövüşe tutuştular. Olay budur. Bir hatun kavgası yani. Ben de bağda gezerken kavgalarına şahit oldum.



Horozla İnci : Horozun birisi birgün bir inci bulmuş, hemen kuyumcuya gitmiş, "iyi bir şeye benziyor, gel al şunu da, bir mısır tanesi ver bana" demiş. Bu horoz(lar) da bağda bir inci bulurlar mı bilmem ama, (bana göre) bağın kendisi zaten bir inci...

Horozların sabahları öterek insanları uyandırdıklarını herkes bilir. Ama sabahı beklemeden daha akaşam saatlerinde ya da gece yarısı iken öterlerse bunun hava durumunda bir değişikliğe işaret olduğu, bir horoz gün içinde gelip evin kapısında öterse bunun da bir misafir geleceğinin işareti olduğu yönünde bir inanış vardır bizde :)

26 Mart 2012 Pazartesi

Asmalar da Ağlar (Mı)

Asmalar da ağlar. Sevinçten ya da üzüntüden mi, yoksa duygusal ve içli olduklarından mı? Değil tabi ki. Toprak ve hava ısınmaya başladığında asmalara da su yürümeye başlar. Asmalara su yürüdükten sonra asma dalı kesilirse, kesilen yerden su damlar. Bu, bitkinin özsuyudur ve bu olaya da "asmanın ağlaması" denilir.



Asmanın kesilmesi budamayla olur. Budama uygun zamanda yapılmalıdır. Uygun zaman, ilkbahardan önce asmalar uyanmadan önceki dönemdir. Asmalar uyandıktan sonra yapılacak budamalarda "ağlama" görülür. Ağlama; köklerle alınan özsuyun taze yaralardan akması olayıdır. Ağlama ile, ağlama suyu içerisindeki bazı organik maddeler ve besin maddelerinin kaybı söz konusudur.

(Budamanın uygun zamanda yapılmış olmasına rağmen arada bazı asmalarda ağlama olduğunu gördüm, sanırım bu da asmanın bireysel farklılığından kaynaklanan bir şey. İnsanların içinde de olur olmaz herşeye ağlayanlar (sulugözler) yok mudur, neden asmaların arasında da olmasın?:)

24 Mart 2012 Cumartesi

Asmaların Uyanış Hazırlığı

Asmalar filizlenmeye çok yakınlar. Artık uyanıyorlar. Bu fotoğrafları 2 gün önce çekmiştim. Bazı asmalardaki gözlerin etrafı iyice havlanmış (pamuklanmış) ve gözler patlamaya yakın derecede kabarmışlardı.



Havaların ısınmasıyla önce asmalara su yürüdü ve filizlenmeye hazırlandılar. Toprağın kabartılıp havalandırılmasıyla da keyifleri iyice yerine geldi.



23 Mart 2012 Cuma

Garova Bağlarında Toprak İşleme

Demir tavında dövülür, toprak da tavında işlenir. Biz de tavını kaçırmadık. Bundan daha geç de kalırsa iyi olmaz zaten. Ve bu tav kaçarsa bir daha ne zaman yağmur yağıp tekrar tava geleceğini de bilemeyiz. Velhasılı, zamanıdır. Bahar geldi, toprak şöyle bir kabarmak, havalanmak, kendine gelmek ister.



Bağda toprak işlemesi için değişik aletler kullanılabilir. Bunların başında da toprak frezesi (rotavatör) gelir. Bağ pulluğu da kullanılabilecek aletlerden birisidir. Biz bağ pulluğu kullanıyoruz.

Yukarıda da görüldüğü gibi, asma ve direklere mümkün olduğunca yakın gidildiğinde sıra üzerinde işlenmemiş alan oldukça az kalmaktadır. Ancak, yakın gideyim derken asma ve direklere de zarar verilmemeli. Bunun için dikkat ve maharet gerekir, ki bağcımız (birader) Erdal'da bu fazlasıyla mevcuttur.



Toprak sürülüyor. Bu, asmalar için iyi de, benim için pek değil. Tekerlekli sandalye ile bağda dolaşmak mümkün olmayacak epeyce bir süre. Ama yeter ki asmaların keyfi yerinde olsun :)



Tavuklar adeta bayram yapıyorlar. Solucan bayramı :)



Sıranın her iki yanından sürüldüğünde, sıra boyunca çok dar bir dilim halinde sürülmemiş bir alan kalır. Böylece kalsa önemli bir problem değildir, fakat hem buraların da havalanmsı, hem de burada ot gelişmemesi için işlenmesinde fayda görüyoruz.



Sıra üzerinde ince bir dilim halinde kalmış olan sürülmemiş yerin işlenmesinde kullanılan makinalar vardır. Bunlar traktörün arkasına ya da ön kısmına takılırlar, bir duyarga sistemleri vardır. Asmaya gelince geri çekilir, asmayı geçince araya girerek çiğ kısmı işler. Garova'da ise, oldukça ince kalmış ve kolayca devrilmeye müsait olan bu bölgedeki toprak çapalarla sağa sola devrilerek işlenirler.

16 Mart 2012 Cuma

Küpler ve Sümbüller

Nergisler açtılar, geçip gittiler hızlıca. Şimdi sümbül zamanı. Hem kendisi güzel hem de kokusu çok güzel bir çiçek sümbül. İlk sümbüller açalı epeyce oldu aslında. Buraya ancak gelebildiler :)



Bu sümbüller bahçenin bir köşesinde eski küplerle kardeş kardeş duruyorlar. Küpler yıllarca yağ, zeytin, peynir saklamak için kullanıldılar. Daha doğrusu kullanılmışlar, çünkü tarihleri benden çok çok eskidir. Sonraları da bahçenin bir köşesi işte. Neyse ki çiçeklerle yan yanalar...

Sümbülün yetiştirilmesi, mitolojik hikayesi hakkında daha önce yazmıştım. Bakmak isterseniz tıklayınız.