11 Şubat 2009 Çarşamba

Yöremizde Yeni Bir Bağcı


.
Sanırım beş - altı ay kadar önceydi, web sitem vasıtasıyla beni tanıyan, Ankara'dan göz doktoru (ve aynı zamanda sualtı fotoğrafçısı) Doç.Dr.Haluk Akbatur'dan bir mail almıştım ve böylelikle tanışmıştık kendisiyle. Bu taraflara yerleşmek ve bağla, şarapla, zeytinle, toprakla uğraşmak istiyordu. Yer bakmak için daha önce geldiğinde tanışmış, bunları konuşmuştuk. Bugün öğleden sonra aradığında ise, Mumcular'da olduğunu ve uğramak istediğini söylemişti. Geldiğinde öğrendim ki, artık buralı olmuş, yerleşmekle meşgulmüş. Karaova'da olmasa da, (Milas sınırları içinde kalmakla beraber) Karaova yakınlarındaki yeni yerinde bağını kurma hazırlıklarına başlamış bile...

Bağ ve şarap hakkında sohbet ederken, bir yandan da hem onun getirdiği, hem de benim iki şarabın tadına baktık. Fransa'dan ithal edilmiş bir şarap. Bir litrelik şişede, şişesi de ilginç ve güzel olan "Win de pays" sınıfında* bir merlot şarabı. Yılı yazmıyordu. Bu durum bir önyargı oluşturuyor tabi. Ama şarap kötü değildi. Rahatsız edici bir koku yok. Hafif bir kahve kokusu algılanıyor ve bu kokunun daha yoğununa kendi merlot şarabımdan aşinayım ben. Rengi biraz açık, içimi yumuşak, dengesi iyi, yoğunluğu az, bitişi orta bir şarap.

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
*) Fransız şarap yasasına göre Fransız şarapları dört sınıfta değerlendirilirler;

Appellation Controlee : AOC (veya AC), en üst sıra. Etikette yer ismi genellikle bu iki kelimenin arasında yer alır. Appellation Bordeaux Controlee 'de olduğu gibi.

Wins Delimites de Qualite Superieur : ayrılmış yüksek kalite şarap anlamına gelir. Bu kelimeler etikette şarap isminin hemen altında yer alır. VDQS harfleriyle de gösterilir.

Vins de pays : Ülke şarabı anlamına geliyor. Etikette bu ismi her zaman yer ismi takip eder. Bu yer ismi üzümlerin yetiştirildiği bölgeyi gösterir. Bu yer veya bölgeler, ilk iki sıra için bahsedilen yer ve bölgelerden genellikle daha büyük bir alanı ifade eder.

Vins de table : Sıradan Fransız sofra şarapları. Fransa'dan başka coğrafi bölge göstergesi taşımazlar. Kanuna göre, üzüm türü ve mahsul yılı da bilirtilmez.

Bu dört kategoriye ayrılan Fransız şaraplarından,
Bütün AOC ve VDQS şarapları üst sıra şaraplardır.
Bütün vins de pays ve vins de table sınıfındaki şaraplar da, alt sıra sofra şaraplarıdır.

.
.

7 yorum:

  1. Şarap konusunda öğrenilecek ne çok şey var. Yalnız (kimseler duymasın) şarap damağım geliştikçe yerli şaraplara olan ilgimi iyice yitirir oldum. Siz ne dersiniz?

    YanıtlayınSil
  2. Haklısınız Tijen hanım, şarap konusunda öğrenilecek çok şey var. Sonu yok gibi bişey. Bağcılık da öyle. Tecrübe çok önemli. Onun için ben bu konularda konuşurken, daha çok bizim neler yaptığımızı söylüyorum, tecrübelerimizi söylüyorum. Kesin konuşmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum. Zira bağcılık ve şarap 2+2=4 gibi, tek bir doğrusu olan matemetiksel bir problem değil...

    Yerli şaraplar, yerli şaraplaarr... Kos koca ülkede en küçüğünden en büyüğüne, topu topu 100 küsur şarap üreticisi var. Yani, dön dolaş aynı şaraplar...

    YanıtlayınSil
  3. Bu sene çok az da olsa "kendi şarabını yapma" faaliyetine ben de girişmek istiyorum. Kilolarca üzüm satın alıp şarap yapma gibi bir lüksüm yok. O nedenle bulabildiğim üzümlerden yapmayı düşünüyorum. Ancak tek bir çeşitten. Kavacıktan gelen bir şaraptan bahsetmiştiniz. Kavacık üzümü aslında yemesi çok zevkli bir üzüm. Çok iri taneleri olan bir üzüm. Ancak şarap yapmak için ne kadar uygundur bilemiyorum tabi. Bakalım bir şekilde başlayacağız. Aklıma gelmişken (belki siz yazdınız ben okumadım bilemiyorum) sormak istediklerim var.

    1- Eğer üzüm çeşitleri hakkında bir bilginiz yoksa bir üzümden şarap yapılıp yapılamayacağına (belki her üzümden yapılabiliyordur ancak şarap yapılabilecek üzümün farklı özellikleri olabileceğini düşünüyorum) nasıl karar verebiliriz.

    2- İlk başlangıç için kaç kilogram üzümle şarap yapmaya başlanmalıdır. Ya da ilk başlangıçta kaç şişe şarap yapmak uygundur.

    3- Genel olarak (eğer yürütülebiliyorsa) vasati bir değer var mıdır? Şu kadar üzümden bu kadar şarap elde edilebilir diye...

    Belkide başka bir blog yazısına konu olur bu sorduklarım kimbilir? :)

    YanıtlayınSil
  4. Yüz küsur üreticinin ürettiği pek çok şarap var ama neden bilmem, öküzgözü de aynı tatta, boğazkere de, merlot da, cabernet de, şiraz da. o üzümlerin şaraba verdiği karakteri göremeyecek, tadamayacaksam farklı şaraplar denemenin ne yararı var dediğim olmuyor değil. yine de arada çok güzel şaraplara denk gelmiyor değilim. derdim hiç bir üreticiyi veya ürünü kötülemek değil, bilakis, hepsi başarılı olsun, tanınsın, tadılsın, ödüllendirilsin istiyorum ama bir tüketici olarak da paramın karşılığını almak istiyorum.

    YanıtlayınSil
  5. Düşüncelerinize katılıyorum Tijen hanım. Doğru söze ne denir, haklısınız...

    YanıtlayınSil
  6. Merhaba Mehmet bey,

    Evet, Kavacık'tan gelen bir şaraptan bahsetmiştim. Oradaki üzümlerden birisi Alphonse Lavallee idi. Sizin bahsettiğiniz üzüm de odur sanırım. Bütün üzümlerden olduğu gibi, Alphonse'dan da şarap oluyor ama (bana göre) güzel şarap olmuyor.

    1- Şaraplık üzümler ayrı zaten. Güzel şarap yapılmak isteniyorsa onların kullanılması doğru olur. Şaraplık üzümlerin çoğu küçük tanelidir, kabukları kalındır. En belirgin özellik budur. Web sitemde şaraplık üzümlerin bazılarını tanıtmıştım.

    2- Bu size kalmış aslında. İkinci fermentasyondan sonra kap tamamen doldurulup üzerinde hava kalmayacağı için şarap yapmak için kullanacağınız kabın ölçüsüne göre de başlayabilirsiniz. Mesela 35-40 kg üzüm alsanız bundan 20 litre kadar şıra çıkar. 10 litrelik bir kap kullanacaksanız da ona göre üzüm almalısınız v.s.

    3- 1 kg üzümden bir şişe (0,75 Litre) şarap çıktığı kabul edilir. Zaten üzüm tanesinin de % 85 civarında bir bölümü sudur.

    YanıtlayınSil
  7. Bilgiler için teşekkürler Mehmet Bey.

    Bunları dikkate alacağımdan şüpheniz olmasın.

    YanıtlayınSil