2 Şubat 2009 Pazartesi

Çakırkeyf Laleler Zamanı



Akşamüzeri anam bu laleleri bana getirdiğinde çakırkeyf değillerdi tabi. Bu bir demet laleyi nereye koysam diye düşünürken, kitaplıktaki kadehi gördüm. O kadar güzellerdi ki, kadehe koyduktan sonra, "dur bir de fotoğraflarını çekeyim" dedim. Ve başladım çekmeye, bir kaç tane çektikten sonra kadehe biraz şarap koydum (kompozisyon yapacağım ya), sonra kadehin yanına bir şişe şarap, derken nergisler geldi ve iş büyüdü... Yalnız bu arada bişey daha oldu, daha doğrusu olmuş; laleleri kokladığımda, şarap koktuklarını gördüm, anlayacağınız benim laleler biraz kafayı bulmuşlar...

Lalelerin fotoğraflarını kendi doğal ortamlarında da çekmek istiyorum ama, hava ne zaman müsait olur, ben oralara kadar tekerlekli sandalyeyle gidebilir miyim bilmiyorum, bakıceez gari...



Gelelim bu çiçeklerin ismine; ben bunlara "lale" diyorum. Bir çok kişi "aaa bunlar anemon" diyecektir. Doğru ama, anemon'un da bir çok türü var. Bunun tam olarak anemonun hangi türü olduğunu, Latince adının ne olduğunu, Türkçe adının ne olduğunu bilmiyorum. Ama bildiğim bişey varsa, o da, çocukluğumdan beri bunlara "lale" dediğimdir ve öyle demeye de devam edeceğim. Lalenin bu türü ülkemizin özellikle Akdeniz iklimi görülen bölgelerinde yaygın olarak yetişmektedir. Kırmızı, eflatun, mor, pembe, beyaz gibi değişik renkleri vardır.
.
.

8 yorum:

  1. muzaffer özgen2 Şubat 2009 23:29

    Düzenlemen ve fotoğraflar tablo
    gibi olmuş,laleler de çok güzel
    tebrikler.Annenin ellerinden öpü-
    yorum çok ince davranmış.Bu arada
    kendi yaptığım şarap bitmek üzere
    sana tattırmayı çok isterdim,inşallah gelecek sezon bu
    isteğim olur.

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim Muzaffer hocam, sizden böyle bir eleştiri almak çok güzel. Çünkü sizin güzel resimleriniz var ve siz bir bilensiniz... Selamınızı da anama ileteceğim...

    Şarap yaptığınızı bilmiyordum. Birgün mutlaka tatmak isterim tabiki...

    YanıtlaSil
  3. Demek çıktı laleler... Çok güzel... Sizin gibi ben de çocukluğumdan beri lale olarak bilirim bunları.

    Hani bahar gelirken insanın içi bir başka heyecanlı olur. Öyle hissettim kendimi.

    Bahar geliyor Mehmet Bey, ne güzel ! :)

    Fotoğraftan çok anlamam. Bazı bir kaç temel kural dışında da teknik olarak fazla şey bilmem. Ama bir iki kelam edeyim; İlk fotoğrafta şarap şişesini yanlız görmek isterdim. Yani içinde laleler olan kadeh olmadan... Bu şeklinde ise kadehi biraz daha dolu görmek isterdim. Lalelerin sapları dikkati biraz kendi üzerlerine çekiyorlar.

    İkinci fotoğrafta ise söyleyecek bişey yok:) Daha büyük olsaydı keşke dedim orjinali sadece...:)

    YanıtlaSil
  4. Evet, laleler çıktı, bahar geliyor, ne güzel...

    Fotoğraftan anlamam demişsiniz ama, gayet güzel gözlemlerde bulunmuşsunuz :)

    YanıtlaSil
  5. Merhaba!

    Ben laleden cok, gelinciklere benzetiyorum bu cicekleri. (Zaten galiba ayni ailedenler.) Bir de bu ciceklerden esinlenerek isim almis deniz anemonlari var. Ama onlar bir cesit hayvan.

    Antik Yunanlar bu cicegin ruzgarla cicek actigina inanirlarmis.Ben cok severim.

    Sizinkiler herhalde siraz tercih ediyorlar. :o)

    www.elifsavas.com/blog

    YanıtlaSil
  6. Merhaba Elif hanım,

    Evet, bu laleler gelinciklere benziyorlar ama gelincik değiller. Gelincikler Nisan ayında açacaklar, o zaman gelincik fotoğraflarını da çekeceğim...

    Sizin de dediğiniz gibi, aynı aileden birbirine benzeyen epeyce çiçek var. En iyi ayrım latince isimleriyle yapılabilir. Ama ben de o kadar derinlemesine incelemedim. Ben çocukluğumdan beridir bunları lale olarak bilirim, vesselam... :)

    Deniz anemonlarına da baktım, onlar da güzel görünüyorlar ve onların da bir çok türü var.

    Haklısınız, kadehteki şarabı içtikten sonraki hallerine bakılırsa, bizim lalelerin şiraz sevdiklerine şüphe yok :)

    YanıtlaSil
  7. Merhaba Mehmet bey, harika cicekler, sarabi da sevdiklerine suphe yok. Insan doganin onunde saygiyla egilmeli, bu cicekler, dogadaki akil almaz daha bircok sey... Ama kiymetini bilmiyoruz, bizim zaten Istanbul'da doga gordugumuz de yok :( Ben nergislere burada dunyanin parasini vermeye o kadar alismisimki (uzun saplilari bu yil 35 TL'ydi) Turgutreis'de pazarda gorunce resmen sok olmustum, ustelik neredeyse bedava denilebilecek bir fiyata... Simdi Bodrum'da olmak ve bahara hosgeldin demek vardi, neyse siz bizim yerimize dersiniz :) Selamlar

    YanıtlaSil
  8. Merhaba,

    Evet, çiçekler harika. Ama yerlerinde daha da harika görünüyorlar. İstanbul'da yaşamanın en büyük maliyetlerinden biri de sanırım doğadan uzak kalmak. Nergisin o kadar paralara satın alınması da bunun maddileşmiş hali olsa gerek :)

    Burada (köyde) çoğu kişinin evinin bahçesinde nergis var. Bahçesinde nergisi bol olan bazı kişilerin fazlasını satmak için Bodrum'a götürdüklerini biliyorum...

    Tamamdır, ben sizin yerinize de bahara hoşgeldin diyeceğim... :)

    Selamlar...

    YanıtlaSil