7 Mayıs 2014 Çarşamba

Kır Çiçekleri, Bağ ve Bulutlar

Bağda toprak işleme yapıldıktan sonra, içerisinde yok denecek kadar az ot kalıyor. Ve tabi bu yabanıl otların çiçekleri de öyle. Kalanlar da, bağın kenarında, sınır boylarında kalmış olanlar ve onlar da bağa renk katmaya devam ediyorlar. Yalnızca bağa mı, asıl önemlisi hayatımıza renk katmaya devam ediyorlar...

Son günlerde, ara ara çıkan bulutlar ve bıraktıkları yağmurlar onları bugünlere getirdi... Ama bir yere kadar tabi, bahar bitiyor ve yaz geliyor. Onların da renklerinin önce soluklaşmaya başlaması sonra da tohumlarını bırakarak hepten kaybolmaları yakındır. Ta ki, gelecek bahara kadar...   

21 Nisan 2014 Pazartesi

Tilkişenlerin Zamanı Geçiyor

Yöresel isimleri kullanmayı seviyorum. Onun için tilkişen diyorum. Herkesin anlayacağı ismiyle söylemek gerekirse, yabani kuşkonmaz. Yok, daha evrensel olsun derseniz, Latince ismiyle de Asparagus acutifolius L.  Evet, yavaş yavaş bahar bitiyor ve tilkişenlerin de zamanı geçiyor...

Tilkişenlerin rengi yeşilden, siyaha dönük koyu yeşile kadar olabilir. Toplaması da yemesi kadar güzeldir. Genellikle, çalılıkların yanında, tarlalarda set için ya da sınır için yapılmış kuru taş duvarların diplerinde, tarla sınırlarında bulunurlar. Etrafında görünen ve koyu yeşil renkte olan dikenli bir çalısı vardır. Önce onu görmelisiniz, o varsa tilkişen vardır. Çünkü tilkişen dikenli olan bu çalının köklerinden çıkan rizomlarıdır aslında. Eğer bu rizomlar, yani tilkişen, onu koparmak isteyenlerin gözünden kaçar ve yaşlanırsa, o da yeşil renkli dikenli çalılara dönüşür... 
Bu blogta daha önceki yıllarda yazılmış bir başka tilkişen yazısına da göz atmak isterseniz tıklayınız.  

15 Mart 2014 Cumartesi

Bodrum Köyler Panayırı

“Köyler Meclisimizin çalışmalarını bir başka noktaya taşıdık. Bodrum’un bütün köylerinin kendi değerlerini ortaya koyabilecekleri bir köyler panayırı gerçekleştiriyoruz. Amacımız, köylerimizin kendi el emekleri ile ürettikleri ürünlerini, kültürel ve sosyal değerlerini burada görücüye çıkarmalarıdır. Bununla amacımız her köyün kendi karakteristik özelliklerini ortaya çıkarmaktır. Hedefimiz, önümüzdeki günlerde yapacağımız, köylerle turizmi buluşturma projesinin ilk ayağını oluşturmuş olacağız” cümleleriyle, Muğla Kent Konseyleri Birliği ve Bodrum Kent Konseyi Başkanı Prof Dr.Hamdi Topçuoğlu tarafından basına ve halka duyurusu yapılan Bodrum Köyler Panayırı, bugün Bodrum İskele Meydanında 20 köyün katılımıyla gerçekleştirildi.


Bodrum Kent Konseyi Köyler Meclisi tarafından Bodrum Belediyesinin katkıları ve Bodrum Köylerinin katılımlarıyla düzenlenen Köyler Panayırı, Bodrum İskele Meydanında saat 10:00 da başladı ve 16:00 ya kadar devam etti. Güneşli ve çok güzel bir Bodrum günüydü...  



Panayıra Bodrum yarımadasından 19 köyümüz katılmıştı. Her köy için bir pano vardı ve köyler bu panoya köyleriyle ya da üretimleriyle ilgili görselleri yerleştirmişlerdi. Panonun hemen yanında da standları vardı. Köylerinde ürettikleri bal, peynir, zeytin, ekmek gibi ürünlerinin yanısıra, el sanatları ürünlerini ve doğadan topladıkları yenilebilen ot ve şifalı bitkileri tanıtan köylüler aynı zamanda bunların satışını da yaptılar.

Bodrum köylerimizin yanı sıra Datça'dan da bir misafirimiz vardı. Kurmuş oldukları S.S. Sındı Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile iyi bir örnek oluşturan Datça Sındı köyü, güzel ürünleriyle yer alarak Panayırımıza destek verdiler. Kendilerine de teşekkür ediyoruz...

Pınarlıbelen köyünü temsilen, halı ve kilimleriyle "Etrim Halıcılık" Engin Başol ile ve her ne kadar bu mevsimde üzümlerimiz olmasa da, en azından fotoğraflarıyla da olsa, "Bodrum Bağları" olarak ben vardım. Biz, Etrim mahallesinden Cevat abiyle beraber gittik. Cevat abiye de buradan çok teşekkürlerimi iletiyorum. 


Çömlekçi Köyünden Topraksu Sanat Atölyesinin eserleri ve bu eserlere hayat veren Nihal ve Eyüp Üner. Yine Çömlekçi köyünden Selia Çiftliği ve onların ürünleri ve Selva İşmen. Yok, deve Selva hanımın değil, belki ilerde :) Belli mi olur, belki ilerde körüklü çizmeler ve yörük kıyafetleriyle deve güreşlerinde bile görürüz :)  

Bodrum Kent Konseyi Başkanı Hamdi Topçuoğlu, Köyler Panayırı’nın açılışında yaptığı konuşmasında “Bütün başlangıçlar güçtür. Biz bugün bir ilki gerçekleştirdik. Yolumuz uzun. Bunu bir adım olarak önemsiyoruz. Önümüzdeki süreçte, köyler turizmden hakları olan payı alacaklar. Bu konuda altyapımız hazır. Yerel yöneticilerimizin bize destek vermesini bekliyoruz” dedi. Köyler Panayırı’nı gezen Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon da yaptığı konuşmada, Kent Konseyi’nin kurulmasına öncülük ettiğini belirterek, “Şimdi, ne kadar doğru bir karar aldığımızı görüyoruz. Köylülerimizi artık turizmle buluşturma zamanı gelmiştir. Yakın zamanda, her köyde semt pazarları kurulmasına öncülük edeceğz. En büyük hedefimiz, köylünün ürettiğini satabilmesini sağlamak” diye konuştu. 

 
İçlerinde bizim köyümüzün kemancısı (bizim burada ve civar köylerde herkesin Kemancı lakabıyla tanıdığı) Mehmet Cangır'ın da olduğu mahalli saz ekibinin çaldığı Bodrum Türküleri eşliğinde halk oyunları oynandı... 

Güzel ve başarılı bir etkinlikti. Emeği geçen herkese, Başta Bodrum Kent Konseyi Başkanı Prof Dr.Hamdi Topçuoğlu, Bodrum Kent Konseyi Köyler Meclisi Kurucularından Erman Aras, Köyler Meclisi Başkanı Yakaköy Muhtarı Halil Kıy olmak üzere, emeği geçen herkese ve desteklerinden dolayı Bodrum Belediyesine teşekkürler...

Köyler Panayırı ile ilgili fotoğraf ve haberlere muglasehir.com , bodrumgundem.com , kenttv.net adreslerinden ulaşabilirsiniz. 

18 Şubat 2014 Salı

Prof.Dr.Hasan Çelik Hocanın Ziyareti ve Budama Üzerine Sohbet

Daha önce (Temmuz - 2012) bizi ve bağımızı ziyarete gelmiş olan ve o zaman tanıştığımız Ankara Ün. Zir. Fakültesi emekli Öğretim Üyelerinden Bağ Yetiştirme ve Islahı Hocası Prof.Dr. Hasan Çelik Hocam ve eşi, aynı Üniversiteden emekli Meyve Yetiştirme ve Islahı Hocası Prof. Dr. Menşure Çelik Hocam bugün tekrar güzel bir ziyarette bulundular...

Ayak üstü bir sohbetten sonra hemen bağın içine geçtik ve budama eşliğinde, budama ağırlıklı sohbet ettik. Bu arada budama konusundaki uygulama ve düşüncelerimizi Hasan hocam ile değerlendirerek kendimizi bir nevi sınava da tabi tutmuş olduk...

Bağdaki budama sohbetinden sonra, babamlar budamaya devam ederken biz de tekrar eve geçtik ve uzun uzun sohbet ettik...

25 Ocak 2014 Cumartesi

Asma Dalları Arasındaki Örümcek Ağı

Bir kaç yıl önce sonbaharda sisli bir sabaha uyandığımda, fotoğraf makinamı alıp, tekerlekli sandalyeme atladığım gibi, bağın içinde almıştım soluğu. İşte o zaman denk gelmiştim bu güzel örümcek ağına. Geçenlerde eski fotoğraflara gözatarken gördüm ve bu fotoğrafı bloga transfer edeyim dedim :) 

Bu maharetli örümcek kardeş ben fotoğrafını çekeyim diye örmedi heralde bu ağı. Yine de bilemeyiz tabi... Örümcekler ağlarını genellikle avlarını yakalamak için ve bir yerden bir yere atlarken (savrulurken ya da uçarken de diyebiliriz) tutunmak ve yere düşmemek için yaparlarmış. Böylece yerlerinden havalanan örümcekler karada 5 km uzağa savrulabilirlermiş. Hani, duy da inanma derler ya... Hakkaten inanması zor. Ama öyleymiş. Ağ örümü çoğunlukla gece olurmuş ve örülmesi en fazla 60 dakika alırmış. Böyle ince bir işçilik ve bu kadar kısa bir sürede, ne diyelim, helal olsun... 

Neyse, burada uzun uzadıya örümcek ağını anlatmayayım. Zaten bir örümcek uzmanı da değilim. Fotoğraftan sonra merak edip araştırınca okuduklarımdan bana ilginç gelen bir kısmını paylaşayım dedim. Merak edenlere zaten Google yolu açık :) Maksadım, güzel olduğunu düşündüğüm bu fotoğrafı sizlerle paylaşmaktı, o kadar...