17 Eylül 2010 Cuma

Çatal Ağaç Dalı (Çatal Değnek) İle Su Aramak

Çocukluğumda kuyuya su almaya gittiğimizi hatırlıyorum. Hani, çeşme başı muhabbetler olur ya, bizdeki kuyu başı muhabbetiydi. Bir çok kişi birbirini ya kuyu yolunda ya da kuyu başında görebilirdi. Hemen hemen her evin su sarnıcı vardı ama, içme suyu için kuyuya gidilirdi. Sonra şebeke suyu geldi, sarnıçlar önemini biraz kaybetti, kuyuya gitmeler de bitti.



Yukarıda bahsettiğim kuyular, etrafı taşla örülmüş klasik kuyulardı. Bundan 10 yıl kadar önce ise kendi arazimizde bir derin kuyu açtırmak fikri hasıl oldu. Bunu en çok isteyen babamdı. O zamandan bu zamana hep lafı edildi ama o ya da bu sebepten ötürü hep geri kaldı. Arazinin içinde keşif yapar, "su burada" derdi babam. Tel çubukla su arayan birini getirmiş, o adam da tel ile su arayıp aynı yeri işaret etmiş. Sonra ağaç dalıyla başka kişi de bakmış. Bir kaç noktada su var ama en çok olduğu yer orasıymış.

Nihayetinde bu yıl sondaj yapılmasına ve kuyu kazılmasına karar verildi, müracaat yapıldı, izinler alındı. Çatal ağaç dalı ile bir kontrol daha yapılacaktı. Ben de gittim oraya. Ama böyle bişeye kesinlikle inanmıyorum tabi. "Olur mu öyle şey" diyorum. Su arayan kişinin elinde ağaç dalı acayip oynuyor suyun olduğu yerde. Dedim ki, "ben de deneyeceğim." Aldım çatal değneği, birisi de tekerlekli sandalyeyi sürsün dedim. Aman Allahım, o da ne! Değnek ne biçim oynuyor elimde, gel de inanma şimdi.

Tel çubukla arama yapılıyormuş. Çatal değnekle de arama yapılıyormuş. Delice zeytin dalından ya da dut dalından fotoğraftaki gibi çatal bir değnek kesiliyor. Başka ağaçlardan da olabiliyor bu çatal değnek. Bizimkisi delice zeytinden idi. Kişi, değneği iki ucundan yere paralel olacak şekilde tutuyor ve dirseklerini böğrüne yaslıyor ve yürümeye başlıyor.



Çok yavaş adımlarla giderken çatal değneğin ucu yukarıya doğru kalkmaya başlıyor. Çubuğun uçlarını sıktığınız halde avcunuzun içinde dönmeye devam ediyor. Ne kadar yukarıya kalkarsa, değnek ne kadar güçlü hareket ederse, bu, suyun da güçlü olduğuna, fazlalılığına işaret. Yürümeye devam edip su olan yeri geçtiğinizde, değnek de tekrar geriye gidip, yere paralel eski haline geliyor. Yani değnek hareket etmezse su da yok demek.
.
Yaa, işte böyle :) Gülerek, dalga geçerek gitmiş ve denemek istemiştim. Ama kesin şekilde ikna oldum. Bu arada, değnek herkeste oynamıyor. Bu enerjiyle alakalı bişeymiş. Bende varmış yani :)
.
Bu konuda internetten bir alıntı :
.
Yer kabuğu yalnızca birkaç kilometre delinebildiği için altımızda nelerin olduğu örnekler alınarak açıklanamıyor. 70 kilometreye ulaşan yer kabuğundan sonra 2.900 kilometre kalınlığında katı bir tabaka, daha sonra da 2.300 kilometre kalınlığında ergimiş çekirdek tabakası olduğu biliniyor.

İnsanoğlu gözünü hep gökyüzüne diktiğinden yer altındaki faaliyetler ve bunların kendi yaşamına etkileri hakkında biraz ilgisiz. Arada sırada bir yanardağ lav püskürtünce aşağıda da bir takım şeylerin olduğunun farkına varıyor. Aslında ayaklarımızın altında sıvıları, gazları, radyoaktiviteleri, manyetik kuvvetleri; eriyen, kırılan, dalgalanan tabakaları ile esrarengiz bir dünya gizlidir.

Jeologların yüksek teknoloji ürünü aletleriyle bile saptayamadıkları yer altındaki bazı oluşumları insanların hissedebildikleri, yerin derinliklerinden gelen ışınların pek çok hastalığın sebebi olabileceği konulan artık ciddi olarak tartışılmaktadır.

Yerin altı ile fizik ötesi bir ilişki kurabildiklerini iddia edenlerin başında su arayıcıları gelir. Su arayıcılarının en çok kullandıkları 'Y' harfi şeklindeki ağaç çubuklardır. 'Y'nin iki ucunu ellerinde tutup, bacağını da ileriye uzatıp kollarını gererler. Su kaynağına yaklaştıkça ağaç çatal titremeye ve aşağıya, suyun bulunduğu yere doğru dönmeye başlar. Bu işte tercih edilen ağaçlar fındık, karaağaç ve meşedir.

Çin'de milattan önce 2200 yıllarından beri kullanılan bu tekniği uygulayan su arayıcılarına göre, iki su damarının kesiştikleri yerden çok güçlü bir ışın yayılmaktadır. Bu ışın evlerin duvarlarından bile geçebilmekte, insanlar mikrodalga seviyesindeki bu ışınları hissedebilmektedirler. Ancak özel bir duyarlılığa sahip insanların algılayabileceği söz konusu ışınların var olup olmadıklarını ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini kanıtlamak üzere Münih Üniversitesi bir çalışma başlatmıştır.

Çalışmalar kapsamında yapılan deneylerde su arayıcı kişilerin yüzde 95 isabetle suyun yerini tespit edebildikleri görülmüştür. La Roche firması adına su arayan ünlü Peter Treadwell, Avustralya'dan Hindistan'a kadar dünyanın hemen her yerinde aradığını bulmuştur. Yer altı oluşumlarının insanlara bir şekilde etki ettikleri artık kabul edilmektedir. Ancak bu işte kullanılan ağaç çatalın yer altı sularından nasıl etkilendiğinin ve bu işteki rolünün hala bilimsel bir izahı yoktur.

20 yorum:

  1. Ne güzel bir konu :)severek ,sevinerek okudum; su bulmanın sevincini yaşadım bir an.
    Teşekkür ederim.
    Geçen bahar kırılan bir bahar filizi çıkmıştı karşıma sokakta.
    Onu suya koymuştum.Kök verdi ve şimdi bir saksıda neşesine diyecek yok. Garova diyorum ona bakınca. Geçen gün bir destek bile diktim ;)

    Herkese selam,saygı ve sevgiyle.

    YanıtlaSil
  2. Kırılmış bir filiz bulunuyor sokakta, alınıyor ve suya konuluyor, orada yaşamını sürdürüp kök veriyor, sonra da bir saksıya alınıyor. Bu filizin ne güzel bir hikayesi var böyle. Neşeli filize selamlar. Ve adı da güzelmiş :)
    Selamlar, sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Suyun da kuyun da hayırlı olsun Mehmetciğim, çok keyifli bir işe kalkışmışsın, sevindim senin adına. Buraya yerleştiğimin ikinci ayında kazmayı küreği alıp kuyu kazmaya başlamıştım. İki metre çapa ve iki metre derinliğe ulaşmıştım ki buranın yerlisi olan yaşlı bir komşum fena halde keyfimi kaçırdı, motivasyonumu sıfırladı: Birincisi, tarlamın batı sınırındaki derecik yaz kış akarmış, ikincisi, kuyu açılacaksa önce basit bir burgu sistemiyle yazın en sıcak ayında üç beş metrelik bir sondaj yapılırmış, ya da su arayıcı çağrılır ve suyun yeri belirlenirmiş... miş, miş ..
    Dedim ya hevesim kursağımda kaldı. Ona, BEN KUYU İSTİYORUM KARDEŞİM diyemedim tabi. Kuyu istiyordum, ama sağım solum su doluyken de vazgeçmek çok kolay oldu. Seneler içinde, tarlamda en az iki yerde otların kurumadığını, aynı yerlerde kışın parmak gibi su aktığını görüp, vazgeçtiğime pişman olmamanın keyfini sürdüm. Kısmen dördüncü yılını dolduran bağımı derecikten çektiğim suyla oluşturdum. Burası Trakya, biliyorsun...
    Kuyunun gelişiminden de fotoğraflar bekliyoruz.
    sevgiler dostum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toprağın altı yazın serin kışın ılık olur. onun için kuyu sadece su için kazılmaz. Aslında pek yapan yok ama, kuyu yiyecek saklamak için de yapılmalıdır bence. Ben de kuyu meraklısıyım.
      O amca da yardımcı olmak istemiş, art niyeti yok.

      Sil
  4. Bu filizin bir asma filizi olduğunu söylemeyi unutmuşum. :)

    Teşekkür ederim yanıtızın ve selamlar için !

    YanıtlaSil
  5. Baha hocam, çok teşekkür ederim. Suyun kendisi de, sesi de, her bişeyi çok güzel...
    Hocam sizin kuyu maceranız da hayli ilginç ve güzelmiş. Siz, eski etrafı taşla örülü kuyulardan istemişsiniz, yanlış anlamadım değil mi? Onun güzelliği de bir başka tabi. Ama adam da haklı :) öyle kazılan yeni kuyu görmemiştir ki hiç. Artık varsa yoksa sondaj.
    Ama bir yandan da isabet olmuş, etrafta su sıkıntısı yoksa, kuyuya da gerek yokmuş hakikaten.
    Önemli olan su sıkıntısı çekmemeniz.
    Diğer fotoğraflar ve yazılar da gelecek.
    Selamlar, sevgiler hocam.

    YanıtlaSil
  6. Nadire hanım,
    Hangi bitkinin filizi olursa olsun o isim yakışırdı,
    Ammaaaa, asma filizi olunca GAROVA ismi bir başka yakışmış :)
    Teşekkürler,
    Selamlar...

    YanıtlaSil
  7. MEHMET ABİ SAYGILAR SİZİN SAYENİZDE YENİ BİR ŞEY DAHA ÖĞRENDİM UMARIM BENDEDE CATAL ÇUBUGU ÇEVİREÇEK ENERJİ AKIŞI OLUR CÜNKÜ BİR YERDE SU OLMASINI OKADAR ÇOK İİSTİYORUM Kİ ANALTAMAM SUYUN GİTTİGİ YERE HAYT GİDİYOR SAYGILAR SEVGİLER

    YanıtlaSil
  8. Merhaba Erkan,
    Ben de duyuyor, biliyor ama inanmıyordum :) İnşallah istediğin yerde su vardır.
    selamlar, sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mrb bu işi bende yapıyorum önceleri zekine aramalar yapıyodum şimdi bu işten ekmek yiyorum ufak bi sistem kurdam 18-20 mt sondaj açabiliyorum çatalla bakıp kazdığım kuyulardan yüzde 90 başarı sağladım önce bana kimse inanmıyordu şimdi herkes bana benim tarlaya bi bakalım diyolar zevkjli iş:)))))))

      Sil
  9. Kan grubuyla bir alakası varmış öyle duydum doğrumu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu ben de duydum ama doğruluğu konusunda tam olarak bişey söyleyemeyeceğim. Doğru olabilir. Bizde değneğin oynadığı iki kişinin de kan grubu 0 Rh + :)

      Sil
    2. Bende denemistim birkaç yil once dut dalı ile ve bazi yerlerde çubuğun ucu kalkmıştı ama kazmadim çünkü zaten sondaj vardı benim kan grubum a rh +

      Sil
    3. Evet bugün denedim hem su olduğunu bildiğim hemde bilmediğim yerde. Buluyor ama bazen çubuk ucu kalkarken bazen yere egiliyor. Birde mesafe hesaplama hakkında bir bildiğiniz varsa paylaşırsanız sevinirim. Teşekkürler.

      Sil
    4. Evet, bazen yukarı doğru bazen aşağı doğru hareket ediyor çubuk. Mesafe konusunda benim de bir bilgim yok.

      Sil
  10. çok güzel bir şey zevkle okudum

    YanıtlaSil
  11. Yanıtlar
    1. Ben de, okumanızdan ve beğenmenizden memnun ve mutlu oldum, selamlar...

      Sil
  12. Mükemmel! Çok güzel kaleme alınmış, merakımızı giderdiniz. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil