17 Aralık 2009 Perşembe

Rıdvan Abiyle Bir Mumcular Klasiği



Rıdvan abiyle sık haberleşir ve görüşürdük. Yakınımızda aldığı bir işten sonra, bu aralar daha da sık görüşüyoruz. "Ben sizin nüfusa geçtim artık" diye espri yapıyor. Bugün öğleden önce inşaattan aradı, "ne yapıyorsun, işin yoksa Mumcular'a köfte yemeye gidelim, hem de sohbet ederiz" dedi. "Tamam gidelim" dedim ve iki kişi Mumcular'a gittik. Bizim için "Bir Mumcular Klasiği" dediğim de, Alibabanın Yerinde köfte yemek oluyor...

Dünkü fırtına ve yağmurdan sonra bugün hava oldukça sakindi. Kapalıydı ama soğuk değildi. Mumcular'dan dönüşte bir ara hafiften yağmur yağdı. Yağmurlu havayı da, yağmurda gezmeyi de severim. Ancaak, artık yağmurda gezemiyorum. Hem tekerlekli sandalyeyle yağmurda gezilmiyor, hem de ıslanıp üşütme korkusu var. Ama arabayla gezmek de güzel. Sileceklerin çalışması, etraftaki o sulu hava, yağmurun arabanın tavanına çarptığındaki çıkardığı ses... Sizi bilmem ama bana güzel geliyor...
.
.

4 yorum:

  1. Öncelikle afiyet olsun :)

    Yağmurlu havaları ben de çok severim. Bir bardak sıcak çay alıp camdan yağmuru izlemek kadar keyifli ne olabilir ki? Ve ya çadır ya da küçük bir kulübede yağmurun tıpırtısını dinleyerek uyuklamak kadar güzel?.. :)

    YanıtlayınSil
  2. Ben her türlü havayı severim ama köfte ile şarabı daha çok severim :) Asayişin berkemal olduğunu okuyunca rahatlamıştım,evhamlı takipçilerden olunca meraklanmamak ne mümkün :) İşin içinde köfte olunca iki satır yazayım istedim :) Umarım bir günde birlikte Mumcular Klasiği yapma şansımız olur :)

    Sevgiler efenim :)

    YanıtlayınSil
  3. Efenim,
    meraklandırdığımız için kusura bakmayınız lütfen :)
    Evet evet, ileride birgün Mumcular klasiği yapacağımızı ben de umuyorum...
    Selamlar, sevgiler efenim...

    YanıtlayınSil