22 Haziran 2011 Çarşamba

Füsun-Erhan Yürüt ve Ankara'dan Gelen Misafirlerimle Gordias Şarapları Tadımı



Erhan abiler daha önceden bana Ankara'daki iki bayan arkadaşları Canan ve Saadet hanımlardan ve onlarla beraber şarap yaptıklarından bahsetmişlerdi. Daha sonraları da Canan hanımların bir şaraphane kuruyor olduklarını haber alıyordum ki, artık bu çabaları neticelenmiş. Irmalı Vineyards'ın kuruluşu tamamlanmış. Irmalı Vineyards'ın web sitesi nin çok yakın bir zamanda daha geniş bir içerikle yayında olacağını söylediler. O zaman bu siteyi ayrıca yazacağım. Canan hanım da beni ve Garova'yı ve tabi Garova Günlüğünü internetten tanımış. Eee, devir internet devri. Baksanıza, ortadoğudaki devrimler bile internet üzerinden organize olmadılar mı :)



Bir kaç gün önce Erhan abi aramış ve Canan hanımların Bodrum'a geleceklerini ve onlara da uğrayacaklarını ve tatmaları için kendi şaraplarından getireceklerini söylemişti. Erhan abi, daha piyasaya yeni çıkacak olan bu iki şarabı, Gordias Kalecik Karası Kırmızı ve Gordias Kalecik Karası Rozeyi, Mehmet'e gidelim orada hep beraber tadarız demiş. Füsun hanım karşılaştırma açısından bir tane de Likya Şarapçılığın İsinda Kalecik Karası Roze'sini getirmiş. Onların yanına naçizane benim roze denememi de ekledik. Kırmızının yanına da iki tane bizim ev şarabı kırmızılarımızdan koyduk.



Şarapları açıyorduk ki, Edip bey geldi. Bu hoş tesadüfle Edip bey de tadıma ve sohbete iştirak etmiş oldu. Şaraplara gelince; ben, hem Gordias Rozeyi hem de Kalecik Karası kırmızıyı beğendim. Ama hangisi denilirse, Roze daha başarılıydı. Roze severlere duyurulur. Füsun hanımla da bu konuda mutabık kaldık.



Konu bağcılık ve şarap olunca muhabbet bitmiyor tabi. Ama diğer yandan da zaman sonsuz değil. Tadım ve sohbetimizin sonunda ben Canan hanımlara bir daha başarılar diledikten sonra onları uğurlarken "tekrar görüşmek üzere" dedik...

Erhan abiler gelmeden biraz önce de Liseden arkadaşım, sevgili hemşom Ali (Ölmez) aramış ve yoldayız birazdan sana uğrayacağız demişti. Çok fazla, geniş geniş sohbet edememiş olsak da Ali'leri görmek güzeldi. Sevgili arkadaşım her izne geldiğinde bana da uğramayı ihmal etmiyor. Teşekkürler hemşerim....

3 yorum:

  1. Biter mi hiç muhabbet?
    Hele de Füsun ve Erhan gibi iki olağanüstü insan varken, evsahibi Mehmet Vuran'ken, el emeği göz nuru şaraplar içiliyorken...

    YanıtlayınSil
  2. Haklısınız Tijen hanım, biter mi hiç bu muhabbet? Bitmez. Bitmesin de zaten...
    Selamlar, sevgiler.

    YanıtlayınSil
  3. şarap dostluğunun tadı yıllanır ve değeri ozaman daha iyi anlaşılır.
    voltersp

    YanıtlayınSil