21 Haziran 2009 Pazar

Söke Ziraat Teknik Lisesi 1989 Yılı Mezunları 20. Yıl Buluşması


Sol baştan itibaren birinci sıra: Ali Nalbantoğlu, Gültekin Özcan, Bahadır Tamer, Ali Ölmez, Hakan Özçelik, Mehmet Vuran, Özkan Aydemir, Devrim Alkaya, Kadir Saka, İkinci Sıra : Barış Taşçı, Orhan Atay, Lütfi Özenç, Erkan Toy, Ayhan Göktaş, Yurdal Köken, Üçüncü Sıra : Durmuş Çakır, Bülent Güner, Erdem Durgut, Tamer Uysal, Bilgin Çakır, Abidin Çakmak, Dördüncü Sıra : Taner Yıldırım, Adem Kahraman, Veli Altınbaş (fotoğrafları büyütmek için üzerlerine tıklayınız)

"Söke Ziraat Teknik Lisesi 1989 Yılı Mezunları 20. Yıl Buluşması." Böyle söyleyince sanki başkalarının 20. yıl buluşmasından bahsediyormuş gibi oluyor biraz. Ama öyle değil. Bu bizim buluşmamız. Şaka gibi, mezuniyetlerinin üzerinden 20 yılın bir çırpıda geçiverdiği bizlerin buluşması... Haziran ayının 20'sinde 20. yıl buluşması...



Henüz gelecek olan arkadaşlarımız hepsi gelmemişti daha ve biz de Okul'umuzun içinde şööyle bir gezelim dedik. Burası Hayvancılık Şubesi. Okulun her köşesinde olduğu gibi, burada da az zamanımız geçmemişti, az çalışmamıştık buralarda. Ve tabi ki, bir dolu da hatıra...


Hocalarımız, arkadaşlar, bazı arkadaşların eşleri ve çocukları.

Arkadaşlar geldikten hemen sonra, hocalarımız da geldiler. Emekli olmuş olan Okul Müdürümüz Rifat Köksal bey ve eşi Fikriye hanım, emekli olmuş olan (bizim zamanımızdaki) müdür yardımcısı Fethi Ayık hocamız, emekli olmuş olan (bizim zamanımızdaki) müdür yardımcısı ve aynı zamanda Atölye tekniği dersi hocamız Recep Nacaklı bey, emekli olmuş olan matematik hocamız Tevfik Yarımtepe bey, emekli olmuş olan Mahmut Nedim Barış hocamız ve eşi Gülseren hocamız, emekli olmuş olan Yusuf Yazıcı hocamız ve eşi Betül hocamız, emekli olmuş olan İsmail Nebioğlu hocamız, emekli olmuş olan M.Bülent Başarır hocamız ve halen görevine devam etmekte olan Nihat Kurt hocamız da geldiler. Ayaküstü epeyce sohbet edildikten sonra topluca yukarıdaki fotoğrafı çektirdik.

Hocalarımız da bu organizasyondan çok mutlu oldular. Şimdiye kadar böyle bir organizasyon yapılmadığını ve buraya çok severek geldiklerini söylediler. Bizler de geldikleri için kendilerine çok teşekkür ediyoruz...



Bu da fotoğraf çekimi sonrası. Bundan hemen sonra da topluca akşam yemeği yedik. Aynen öğrenciliğimizde olduğu gibi. Ama ben o yemekte fotoğraf çekmeyi atlamışım maalesef...



Tevfik Yarımtepe hocamız ve ben.



Betül Yazıcı hocamız ve eşi Yusuf Yazıcı hocamızla.



Recep Nacaklı hocamız ve Bülent Başarır hocamızla.



Nihat Kurt hocamız, ben ve Durmuş Çakır.



Akşam yemeğinden sonra hocalarımız ve bizler hep beraber Lokale geçtik, çaylar içildi, sohbetler edildi. Sonrasında Nihat hocamız hariç diğer hocalarımız ayrıldılar. Bir müddet sonra da (isteyen)bazı arkaşlarımız Kuşadasına gittiler. Ben ve bazı arkadaşlar lokalde oturmaya devam ettik.

Ertesi gün sabah oldukça geniş bir zamana yayılmış kahvaltıdan sonra yavaş yavaş gitme hazırlıkları da başlamıştı. İşte yukardaki fotoğraf da o zamanların fotoğrafları :)

Erkan Toy ve Lütfi Özenç arkadaşlarımız Okulda görev yapıyorlar. Organizasyondaki emekleri ve ev sahiplikleri için Erkan ve Lütfi'ye, toplanma fikrinin sahibi olduğu için de Devrim Alkaya arkadaşımıza çok çok teşekkür ediyoruz...
.



.
Buralar da vakti zamanında bizim kalmış olduğumuz odalar. Diğer bir söyleyişle, koğuşlarımız yani. Altlı üstlü ranzaların olduğu bu odalarda yanlış hatırlamıyorsam 16 kişi kalıyorduk. Şimdi o kadar değişmiş ki, görmesem inanmakta zorluk çekerdim doğrusu. İşte bu hale gelmiş. Televizyonu, kliması, mini soğutucu dolabı, banyo ve tuvaleti, saç kurutma makinası olan iki kişilik odalara dönüşmüşler. Sadece odalar değil, bina olduğu gibi komple değişmiş. Tabi bu, binalarda olan değişiklik. Bir de Okulun bizzat kendisinde olan bir değişiklik var ki, o da, artık okul olmadığı. Okul son mezunlarını 2008 yılında vermiş ve daha da öğrenci alınmamış. Bizim okul da "Zirai Üretim İşletmesi, Tarımsal Yayım ve Hizmetiçi Eğitim Merkezi Müdürlüğü, Tarım Makinaları Test Merkezi" ne dönüşmüş. Yani kısaca "TAYEM". Ama bizim için yine de "Okul" orası. Sanırım o civardaki herkes de oraya "Ziraat Okulu" demeye devam ediyordur :)
.

.
Hazır buraya kadar gelmişken, Okulun hemen yanındaki fabrika satış ve Outlet mağazalarına uğramadan olmaz dedik Erdal'la...

Bizim zamanımızda buralarda hiç bişey yoktu. İn cin top oynardı. Ovanın yüzünde bir okulduk. Ama şimdi etraf çok şenlikli olmuş.
.

.
Bunlar da dönüş yolunda, Akbük'le Bafa Gölü arasındaki tepelerde kurulmuş olan rüzgar türbinleri. Yani temiz enerji kaynakları. Ama ku kadarla olmaz. Rüzgar ve güneş enerjisinden çok çok daha fazla yararlanmalıyız.
.
.

17 yorum:

  1. Sabah sabah keyifli bir nostalji yaşattınız bana... Ben Söke Ziraat Meslek lisesine yalnızca bir kez gittim: İlkokulda bizi oraya hem çiftlik hayatını tanımaya hem de pikniğe götürmüşlerdi. Çocuk kafamla okuldan çok etkilenmiştim. Ve bir başka detay daha: Bizler çok küçükken, henüz ilkokuldayken okulunuzda Alman bir öğretmen adam vardı. Bunu belki eski öğretmenleriniz hatırlar. İsmini tam hatırlamıyorum, Hans olabilir. Ailesi de Söke'deydi, bizim tam arkamızdaki sokaktaki bahçeli evde otururlardı. kızı vardı, Ulrika... Has Alman, sapsarı... Benden bir yaş büyük, o da bizimle aynı okula, Kocagözoğlu İlkokuluna giderdi. Onların evlerinin bahçesinde birlikte oynardık. O zaman türkiye'de pek bir şey olmadığı için, Ulrika'nın oyuncakları bizi baştan çıkarırdı... Harika Türkçe konuşurdu Ulrika (biz o zaman telaffuz edemez, Ulika derdik:))) 2 veya 3 yıl yaşadılar Söke'de, sonra gittiler. Babası niçin ziraat lisesine gelmişti, onu hiç bilmem...

    YanıtlayınSil
  2. Mehmet Bey, ne güzel bir gün geçirmişsiniz. Eminim inanılmaz bir tecrübe olmuştur sizin için :)

    YanıtlayınSil
  3. Mehmet bey, arkadaşları ve hocalarımızı görmek çok güzeldi... Güzel bir gündü...

    YanıtlayınSil
  4. Merhaba Başak hanım,
    Nerdeeen nereye... sizin için de iyi bir tesadüf, iyi bir nostalji olmuş hakikaten
    Ulrike'nin babası neden Söke Ziraat Teknik Lisesine gelmişti, çünkü Okul Almanlarla ortak kurulduğu için :) Belki ilk zamanlarda Ulrike'nin babasından başkaları da varmıştır. Ama bizim zamanımızda hiç Alman kalmamıştı.

    YanıtlayınSil
  5. Mehmet'ciğim çok güzel anlatmışsın ağzına kalemine sağlık. Yatılı okul arkadaşlığı-mızı her geçen gün daha çok arıyor daha çok özlüyorum. (Hele toplumdaki bu suni ilişkileri gördükçe)Unatamayacağımız bir 2 gün geçirdik. Tüm arkadaşlarıma sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Hepiniz Allah'a emanet olun.

    YanıtlayınSil
  6. Merhaba Devrim,
    Bizim zamanımızda okulun pek de iyi olmadığını düşünüyorsam da (bizden sonra daha iyiymiş çünkü), senin de dediğin gibi, arkadaşlığı(mız) güzeldi. Belki de "güzelmiş" demek lazım, bunu biraz da sonradan anladık galiba. Çok güzel 2 gün geçirdik Söke'de. Ben de tüm arkadaşlara sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Selamlar...

    YanıtlayınSil
  7. Gülseren ESEN26 Haziran 2009 00:20

    "Helâl olsun" dedirten bir buluşma olmuş.Belki 20 yıl önceki arşivlerde herkesin çocuk hallerinin yer aldığı bu tarz bir toplu resime rastlarsınız.İnsan kendi gelişimini ancak fotoğraflar sayesinde gözlemleyebiliyor.Ne mutlu yıllar sonra biraraya gelmenizi sağlayanlara...

    YanıtlayınSil
  8. Evet haklısın, güzel bir buluşma oldu. İtiraf etmeliyim ki, benim tanıyamadığım bir iki de arkadaş oldu :) Buluşma fikrini ortaya atan ve bu organizasyonda emeği geçen arkadaşlara bir kez daha teşekkürler...

    YanıtlayınSil
  9. ben niye yoktum dedirttiniz len..sizleri yıllar sonra bir karede de olsa görme mutluluğunu yaşattığınız için emeği geçenlere teşekkür ederim ..memocuğum.dün gibi o güzel gülümsemen ve hafta sonu bizi bırakıp evci gidişleriniz canlandı gözümde...güzel, anlamlı ve hatırladıkça güzelleşen anılar...inanın kalpler bir..yollar ayrılsa da..
    bekir,

    YanıtlayınSil
  10. muzaffer özgen30 Haziran 2009 00:37

    Merhabalar Mehmet Arkadaş ne mutlu size;hem güzel bir zaman yaşamışsınız hem de öğretmenlerinizi mutlu etmişsiniz.
    Öğretmen olarak bunun ne anlama geldiğini biliyorum.Ne yazık ki
    benim yaşamımda bu olay yaşanmadı.
    Sizin adınıza sevindim.

    YanıtlayınSil
  11. Hakketten len Bekir, sen niye yoktun :) çok iyi oldu bu buluşma. Gelmeyen arkadaşlarımızdan da konuştuk. Çünkü anılar tek başına ya da sadece gelenlerle yaşanmadı ki. Onun için gelmeyen arkadaşlarımızın da kulaklarını çınlattık. senin de dediğin gibi emeği geçenlere bir kez daha teşekkürler...

    "memocuğum, dün gibi o güzel gülümsemen ve hafta sonu bizi bırakıp evci gidişleriniz canlandı gözümde..." demişsin, ben bu cümlenin üstüne daha diyeyim Bekir. Teşekkürler arkadaşım...
    Bundan sonra haberleşelim.
    Selam ve sevgilerimle...
    Mehmet

    YanıtlayınSil
  12. Merhaba Muzaffer hocam,
    Hocam, bu buluşma hem bizim için çok güzel oldu, hem de öğretmenlerimiz için. Öğretmenlerimiz, "böyle bişey bu okul mezunları tarafından ilk defa yapılıyor ve biz çok mutlu olduk" dediler. Siz, "Öğretmen olarak bunun ne anlama geldiğini biliyorum. Ne yazık ki benim yaşamımda bu olay yaşanmadı." diye yazmışsınız ya, bu buluşmanın onlar için de ne kadar güzel ve mutluluk verici bişey olduğunu daha iyi anladım ...
    Selam ve sevgiler hocam...

    YanıtlayınSil
  13. Kimimize el sürememiş yıllar, kimimize hiç acımamış,
    Bir de benim gibi ahkam kesenler var,
    Oysa ne de keskin kalemi değil mi?
    Atıvermiş imzasını her birimize yüzü gözü demeden...

    Her halimiz güzel oysa bizim bir araya geldik yine aynı yaşımıza döndük sanki. Canımıza can damarımıza kan kattı bu buluşma.
    Sanki eş değildik bir an, baba değildik, unutuverdik okuldan ayrıldıktan sonraki yaşamımızı...

    Ne heyecandı kendi payıma...
    Hepinizi seviyorum arkadaşlar iyi ki tanıdım sizleri...

    YanıtlayınSil
  14. Sevgili Durmuş kardeşim, ne de güzel yazmışsın, başka söze ne gerek. Ben de aynen katılıyorum. Ve ben de kendi adıma, sizleri tanıdığıma memnunum kardeşim...

    YanıtlayınSil
  15. bana süpriz yaptınız
    çok teşekür ediyorum
    yıllar sonra heyecan oldu
    bir dahaki programa
    çağırırsanız gelirim

    nusret ayhan
    05325905394

    YanıtlayınSil
  16. Nusret, Nusret!
    Sana ulaşmak mümkün olmadı nerelerdesin? Keşke görüşme imkanı olsaydı. Yoksa tabiki sende çağrılıydın buluşmaya.
    Devrim

    YanıtlayınSil
  17. Nusret merhaba,
    senden haber almak da güzel oldu. bir dahaki buluşmalarda görüşmek üzere... selamlar.

    Devrim merhaba, buluşmamızda çok emeği geçen arkadaşlarımızdan biri olarak Nusret'e durumu izah etmişsin arkadaşım :)
    Görüşmek üzere, selamlar...

    Blogum üzerinden haberleşilmesi de ayrıca sevindirici :)

    YanıtlayınSil