zeytin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zeytin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2012 Perşembe

Manel Armengol ve En Yaşlı Zeytin Ağaçları / Manel Armengol and Oldest Olive Trees

Zeytin, üzüm ve incir antik çağın en önemli üç bitkisi olarak kabul edilir. O zamandan bu zamana durum Zeytin ve Üzüm için pek de değişmiş değildir. Antik çağ yazarlarından Columella zeytin için "prima omnium arborum - ağaçlar arasında birinci" demiştir. O, ölmez ağaçtır.


www.oli-olea.blogspot.com

Yukarıda başlığını gördüğünüz sitede, İspanyol fotoğrafçı Manel Armengol tarafından Akdeniz ülkelerinde çekilmiş en yaşlı zeytin ağaçları fotoğrafları göreceksiniz. Zeytine niçin Ölmez Ağaç denildiğini, nasıl ayakta kaldıklarını, asırlara nasıl direndiklerini, saygıyı ne kadar çok hakettiklerini gösteren fotoğraflar...

Bizim burada (Pınarlıbelen Köyü) çekilen en yaşlı zeytin ağaçları fotoğrafları için tıklayınız.

Bundan yaklaşık 10 gün kadar önce konusu "oldest olive trees" olan bir e-mail aldım. Email İspanyol fotoğrafçı Manel Armengol 'dan geliyordu. Web sitemi ilginç bulduğunu söylüyor ve web sitem için teşekkür ediyor, Ocak'ın ilk haftasında Bodrum'a geleceğini yazıyordu.

Manel Armengol, İspanya-Barcelona'dan bir fotoğrafçı olduğunu ve bir kitap oluşturmak ve sergiler açmak için Akdeniz ülkelerindeki en yaşlı zeytin ağaçlarını araştırdığını yazıyordu.

Ve son olarak bana, "belki bana bölgenizde yetişen en yaşlı zeytin ağaçlarını bilen bazı kişilerin emaillerini verebilirsiniz veya temasını sağlarsınız" diyordu. Kendisine benim yardımcı olabileceğimi söyledim ve geleceği gün ve nasıl gelebileceği konusunda tekrar haberleştik.



Manel Armengol fotoğraf çekmek için kızıyla beraber geldi. Erdal onlara rehberlik etti ve fotoğraflar çekildi. Ona fotoğrafı çekilen zeytin ağaçlarını sorduğumda, "fantastik" dedi. Buna ben de çok sevindim, çünkü "geldiğine değer umarım" diyordum. Fotoğraf işi bittikten sonra biraz oturalım, şarap ve zeytinyağı tadalım dedik.



Zeytin, Üzüm ve İncir, ama özellikle de Zeytin ve Üzüm demiştik ya, bu da işin Üzüm kısmı. Üzüm denince de şarap tabi. Ne de olsa, Akdenizde amforalarla üzümün kendisi değil, şarabı taşınmış. Benim şarabıma gelince, güzelmiş, öyle dediler... Zeytinyağımızı da beğendiklerini söylediler. Yaşasın zeytin, yaşasın üzüm...

Ayrılırken, yardımlarımız için çok çok teşekkür etti Manel. Bundan sonra e-maille ve web sitelerimizle haberleşiriz dedik...

http://www.manelarmengol.com/

http://www.mediterraneae.blogspot.com/

30 Nisan 2009 Perşembe

Zeytin Aşısı



Zeytin aşısı zamanı geldi ve bugün babamla Erdal aşı yaptılar. Aşılanacak olan çeşide ait sağlıklı bir dal (yukarıda görüldüğü gibi bir aşı kalemi) alınıyor ve bu kalem üzerinden, üzerinde göz olan kabuk parçası çıkarılıyor. Yukarıdaki kalemde kabuklu yerde ok işaretiyle gösterilen gözlerin olduğu kabuk yukarıda gösterildiği şekliyle çıkarılır. Mesela yukarıda çıkarılan kabukta 3 göz mevcut. Bu göz sayısı 5 de olabilir. Yine yukarıda, kabuğun çıkarıldığı yerde ok işaretleriyle gösterilen hafif şişkin yerler gözlerin yerleridir.



Aşı yapılacak dal üzerinde, çıkarılan göze göre ölçü alınır. T şeklinde bir çizik yapılarak, çizik yapılan bu kabuk, üzerinde göz bulunan aşı kaleminden alınan kabuk yerleştirilecek şekilde kaldırılır.



Kabuk yukarıda görüldüğü şekilde kaldırılır ve aşı kaleminden alınan üzerinde göz bulunan kabuk buraya yerleştirilir.

Aşı yapılacak dalın nerden kesileceğine de dikkat edilmelidir. Yukarıda görüldüğü üzere, dal aşı yapılacak yerin hemen üzerinden kesilmemiştir. Bu bölümdeki delice gözleri patlayarak aşı gözünden çıkan sürgünü yağmur, günes, rüzgar vs. gibi dış etkenlerden korur. Aşıdan çıkan filiz kendini koruyabilecek duruma geldiğinde buradaki delice filizleri kırılıp atılır. Hatta dalın o kısmı kesilse daha iyi olur.



Üzerinde göz olan kabuk yerine yerleştirildikten sonra aşı yerinin üzeri (açıkta kalmayacak şekilde) sıkıca kapatılır. Bu işlem rafya ile veya özel aşı bağları ile yapılabilir. Ama bu işlem taze dut dalı filizlerinden soyulmuş kabuklarla da yapılabilir. Biz öyle yaptık. Bu eski ve geleneksel bir yöntemdir. Babam, kabuklar kurudukça aşı yerini daha iyi sıktığını söylüyor.

Zeytinin bir kaç aşılanma yöntemi vardır. Biz bu yöntemi uyguluyoruz.

Gelelim işin en önemli kısmına : Eve gelindikten sonra takvim üzerine bugün aşı yapıldığı ve 15 gün sonra aşı bağlarının alınacağı notu düşüldü. Süre 15 gün. Bu süre zarfında oraya konulan kabuk ana dalla iyice emişmiş ve oranın bir parçası haline gelmiş oluyor. Aşı bağı açıldıktan sonra konulan kabuğun üzerine denk gelen T şekilinde açılmış olan anaçtaki kabuklar da kesilip atılıyor. Ve herşey yolunda giderse, oraya yerleştirilmiş olan kabuktan istediğimiz çeşide ait filizler çıkıyor. Yaptığımız aşıların ileriki safhalarından da burada bahsedeceğim.

.

28 Kasım 2008 Cuma

Bodrum-Karaova Yöresinde Yaygın Zeytin Çeşitleri

Çocukluğumdan beri hep iki zeytin ismi duymuşumdur burada. Yoz zeytin ve Milas zeytini. Yoz zeytin dedikleri daha erken gelişir. Bu zeytinin ağaçları yaşlıdırlar. Asırlıktırlar, hatta bir kaç asırı devirenleri vardır.



Milas Zeytini denilen zeytin bu işte. Vakti zamanında Milas tarafından aşıları (ya da fidanları) geldiği için bu ismi almış olmalı. Ben bunun ismini daha çok "Dilme Zeytin" olarak bilirdim. Çizik zeytin (bizim burada dime zeytin denir) bundan yapıldığı için bu ismi almış olduğunu düşünüyorum. Bu zeytinin ağaçları genç ağaçlardır. Düzenli tesis edilmiş olan zeytinlikler de genellikle bu çeşittendir. Literatürdeki adı ise "Memecik" olarak geçmektedir.



Yoz zeytin denilen zeytin de bu :) Buralarda, yol kenarında, tarla sınırında, orda burda, münferit olarak bir çok zeytin ağacı görebilirsiniz. Çok eskilerde, delicesini aşılayan kişi o ağacı sahiplenmiş. Ve çok ilginçtir, herkes çok geniş bir alandaki tek tek dağılmış ağaçlarının yerini hiç unutmaz:) Ve mirasta zeytin ağaçları da tek tek bölüşülmüş. Çoğu bir kaç asır devirmiş olan bu ağaçların hemen hemen hepsi "yoz zeytin" olarak bilinen çeşittendir. Buralarda meşhur olan "çekişte zeytin" (çoğu kişi kırma zeytin olarak bilir) bu zeytinden yapılır. Bunun yanı sıra literatürde "çekişte" adında bir zeytin çeşidi de mevcut.



Büyüklüklerini ve şekillerini kıyaslamak açısından, yan yana (buranın adlandırmasıyla) Milas Zeytini (ya da Dilme Zeytin) ve Yoz Zeytin.



Son bir kaç yıldır tesis edilen yeni zeytinliklerde bunların haricinde yeni çeşitler dikiliyor. Ama bunlar henüz kayda değer düzeyde verime geçmiş değiller. Bir de gittikleri yerlerde gördükleri farklı çeşitlerden aşılık kalem getirilerek aşılanmış farklı zeytin çeşitlerinden tek tük görülebilir ki, miktarı çok çok azdır. İşte yukarıdaki zeytin de bu bağlamda aşılanmış olan bir çeşit, "Ayvalık" çeşidi. Yaklaşık 50 yıl önce aşılanmış ve sadece iki ağaç var bizde. Yağlık ve sofralık bir çeşit.

Büyüklük ve şekillerinin kıyaslanabilmesi için her üç zeytin yan yana.
.
Zeytin çeşitleri için bknz. Zeytincilik Araştırma Enst.
.
.

6 Kasım 2008 Perşembe

Zeytin Hasadı (3) - Fotoğraflar



Zeytin hasadı konusuna girmişken devam edelim biraz:) Yukarıdaki fotoğrafta, yerdeki örtünün üzerine düşürülmüş zeytinler görülüyor.



Ve sepetlere toplanmış zeytinler...


Her ne kadar toplayamasam da, ben de oradaydım :)

Bağ tesis edilmeden önce, bu arazinin içinde zeytin ve armut ağaçları vardı üç beş tane. Bağ için de arazinin temizlenmesi gerekiyordu. (Zavallı) armut ağaçlarını kaldırmakta tereddüt etmedik de, tam ortadaki kocaman bir zeytin ağacına çok zor kıyabildik. Tam ortadaydı ve bağın düzenini bozuyordu. Köklendi ve başka yere dikildi. Kenara yakın olan bir kaç zeytine de dokunmadık. İşte onlardan birisi de yukarıda zeytin ağacı. Bağ sırası üzerinde, iki asma arasında bu zeytin ağacı var. Aslında zeytin ve üzüm ne kadar da tamamlıyorlar birbirlerini. Antik çağlardan günümüze çok önemli iki meyve. Dikkat buyurunuz, zeytine de meyve dedim:) Başka ne diyelim ki?



Bu da zeytin dansı :) Zeytinleri ezmemek için dikkat ederken işte böyle figürler de çıkabiliyor ortaya.



Delice üzerine aşılanarak yetiştirilmiş genç bir zeytin ağacı. Ortadaki kuru dal çıkıntısı delice gövdesiydi. Onun üzerine konulan göz aşılarından yukarıdaki dallar oluşmuş durumda. Görüldüğü üzere, çok iyi bir budamayla aralanmış ve dalların arasının havadar olması ve ağacın da iyi bir şekilde taçlanması sağlanmış. Yalnız ortadaki o kuru çıkıntının orada olmaması gerekiyordu. Hem görüntüyü bozuyor, hem de oradan başlayan kuruma ağacın gövdesine siraye edebilir. Bunu babama da söylediğimde, "evet haklısın, üşengeçlik yapıp kesmemişiz, şimdi de kuruduğu ve iyice sertleştiği için kesmesi zor" dedi.



Burada da bu yıl yapılmış bir aşı görülüyor. Sol taraftaki küçük yapraklı dallar delice üzerinden filizlenmiş olan dallar.
.
.

4 Kasım 2008 Salı

Zeytin Hasadı (2) - Fotoğraflar

Dünkü yazıda zeytin hasadına başladığımızı yazmıştım. Bugün sırada, o yazıya ilaveten bir kaç fotoğraf var :)



Yukarıdaki fotoğrafta yan yana görünen zeytinler epeyce yaşlı zeytinler. Mesela zeytini toplanan ağaç, nerden baksanız 150 yaşından fazladır. Hal böyle olunca da, bu zeytinler biraz ululaşmış durumdaydılar. Hatırlıyorum, bu ağacın zeytinlerini düşürmek çok zor olurdu. Çünkü dalları oldukça yukarılara uzanıyordu. Sırıklar yetişmediği için, ağaca çıkmak ve ağacın başından düşürmek icabederdi. Ama şimdi öyle değil artık. Bu ve bunun gibi olan diğer ağaçlar sert bir şekilde budanarak (koca koca dalları kesildi yani anlayacağınız) daha bodur bir form almaları sağlandı. Hem ağaç(lar) gençleşti, hem de hasat daha kolay (ve daha az tehlikeli) oluyor.



Zeytin topladığımız sepetler. Buralarda herkes zeytin toplama işinde bu sepetleri kullanır(dı). Şimdi yine öyle ama, arada sanırım bir kaç plastik kovaya da rastlayabiliyoruz artık.



Bereket böyle bişey olsa gerek...
.
.
Bunlar da dilme (çizik) zeytin yapmak için toplanmış olan bir kaç sepet zeytinin içinden, bu fotoğrafa model olma şansını yakalamış olanlar:) Bu zeytin türü oldukça iridir. Yağlık değerleri yoktur, çünkü kafi derecede yağ çıkmaz. Buradaki (yöresel) adı "eşek zeytini" dir. Zaten tüm bu yörede çok ağacı da yoktur. Bugün amcam toplamıştı bunları. Hepi topu da 2-3 sepet kadardı zaten. Toplarken de bir yandan sohbet ediyorduk. Bir arkadaşının, ona "palamut zeytin" den bahsettiğini ve ikram ettiğini, palamut zeytinin, "eşek zeytin" inden biraz daha büyük olduğunu söyledi amcam. Ve o kişinin, palamut zeytininden beklentilerinin büyük olduğunu, ileriki yıllarda yaygın ve talep edilen bir çeşit olacağının konuşulduğunu, söyledi.
.
.

3 Kasım 2008 Pazartesi

Zeytin Hasadı Başladı



Ege'nin önemli ve kökü çok, hem de çook eskilere dayanan ürünlerinden birisi de zeytin ve zeytinyağı. Zeytinyağı aydınlatmada kullanılmış, kozmetik maddesi olarak kullanılmış, yemeklerde kullanılmış, şifa niyetine kullanılmış, hatta vakti zamanında (ki bu zaman antik çağlar oluyor) yapraklarından yapılan taçlar yarışlarda madalya olarak bile kullanılmış. Artık varın kıymetini siz düşünün. Gün gelmiş küçük bir dalı barış mesajının simgesi olmuş... Columella ona boşuna dememiş "prima omnium arborum diye". Yani "ağaçlar arasında birinci". Ölmez ağaç zeytin. Efsanevi ağaç zeytin.



Ekim ayında yağan yağmurlar herkesin ama özellikle de zeytinlerin ve zeytin ağacı sahiplerinin yani aslında herkesin yüzünü güldürdü, burada zeytin ağacı olmayan kimse yoktur ki:) Ve geldik hasat zamanına... Biz de hasada başlayalı bir-kaç gün oluyor.
Yeri gelmişken bir blogtan bahsetmek istiyorum. Zeytin ve Zeytinyağıyla ilgili haberlerin derlenip toparlandığı zeytinlik adındaki bu blogun takipçisi oldum. Zeytin ve zeytinyağına ilgi duyan herkese tavsiye ederim.


.