16 Nisan 2013 Salı

Garova'da Yumurtadan Yeni Çıkan Civcivler

Tavuk mu yumurtadan çıkmış, yumurta mı tavuktan? Bunu horoza da sormuşlar, en güzel cevabı o vermiş, "beni ilgilendirmez, ben işimi yapar geçerim" demiş. Bu civcivler de yumurtadan daha yeni çıkmışlar, o yumurtanın da bir evveliyatı var(dır) tabi, uzaydan gelmedi ya. Neyse, konu yine o tarafa doğru kaymasın. Yumurtadan yeni çıkan bu güzel şeyler tavuğun kuluçkaya yattığı yerden alınıp eve getiriliyorlardı ki, ben gördüm, kaçırır mıyım hiç?

Yumurtadan çıktıktan sonra alıp eve getiriyoruz. Bu esnada anası da ayrı bir yere kapatılıyor. Evde sıcak bir yerde, hava şartlarına, iklime göre, yaklaşık 3-5 gün kadar bakılan civcivler biraz büyüyüp direnç kazandıklarında tekrar analarının altına götürülüyorlar. Ana tavuk da onları koruyup kolluyor, gezdiriyor, kanatlarının altına alıyor, büyütüyor. Çoğu yerde civcivli tavuğa "gork tavuk" denilir, bizim burada kısaca "gortça" deniliyor.  


Yukarıdaki sepetin içinde geldiler. Biz de Mustafa'yla bol bol sevdik. Dizimin üstüne koyduğum bir tanesi hemen uyuyuverdi. İnsanın elinden bırakası gelmiyor. Ama oyuncak da değiller nihayetinde.  

Bunlar da kuluçkaya yatmış tavuk ve yumurtaları. Kuluçkaya yatan tavuğun altına konulan yumurtalar siyah renkle uzunlamasına boydan boya boyanıyorlar. Siyah renk kazan'ın altından alınıyor. Yani odun isi. Eski zamanlarda en kolay bu şekilde işaret konuluyormuştur heralde. Sebebi de şu; bu tavuğun ihtiyaçları olacak haliyle, yat, yat nereye kadar, ayağı tutulur, arada bir kalkmak gerekir, acıkacak, susayacak, arada bir çıkarması gerekecek, velhasılı, arada bir de olsa yumurtaların üzerinden ayrılması gerekecek, işte o zamanlarda olur da bir tavuk gelir oraya yumurtlarsa, o yumurtanın ayırt edilebilmesi ve alınması için konuluyor o işaret. Bir ayrıntı daha; Yumurtalar ilk konulacağı zaman, yumurtaları tavuğun altına elinin bereketine inanılan bir kişinin koyması istenir, tercih edilir.  

11 Nisan 2013 Perşembe

Yine Yeşillendi Asma Dalları

Yine yeşillendi asma dalları... Yok, yok, o bir türküydü ve yeşillenenler de fındık dallarıydı. Bilmediğimi sanmayın. "Yine yeşillendi (yeşerdi) fındık dalları" diye başlayan, "Acep ne olacak yarin halleri / Dalgalanıyor pembe şalvarı..." diye devam eden türkü. Yeşillenme dediğin, fındık dallarının tekelinde değil ya, bizde de asma dalları yeşillendi. Fındık yok, asma verelim. İsteyen yeşillensin kardeşim, yeşillenmeye özgürlüük... Hem bizim asmalar, fındıklardan daha güzel yeşilleniyorlar bi kere... Neyse, biri beni tutsun, coştum gidiyorum. 


Efendim, bugün itibarıyla "Garova Bağlarının hali, pür melali", Trakya İlkeren, Cardinal, Alphonse Lavalle üzümlerimizin durumu budur. Daha tazecik olan filizler ve yapraklar güneşle tanışıyorlar. Minik minik salkımlar beliriyor ve hızla büyüyorlar... Bana da, onları izlemek, fotoğraflarını çekmek kalıyor.

6 Nisan 2013 Cumartesi

Bodrum Otfest / Bodrum Ot Festivali - 2013

Bodrum Belediyesi, Yalı Belediyesi, Bodrum Belediyesi KADEM (Bodrum Belediyesi Kadın Danışma ve Eğitim Merkezi) ve BKTS (Bodrum Kültür Sanat Topluluğu) tarafından, 6-7 Nisan tarihlerinde, saat 11:00 - 18:00 saatleri arasında, Bodrum / Yalı Beldesi Gerenkuyu mevkiinde düzenlenen Bodrum Ot Festivali'nin ilk günüydü bugün...


Şenlik alanında açılmış olan tezgahlarda yöresel otlar ve bu otlardan yapılmış olan yemeklerin, böreklerin satışları vardı. Bu otları pişirmeye, pişirirken karıştırmaya kepçe, yemeye kaşık lazım, toplamaya sepet lazım. Onlar da oradaydı. Sandal ağacından yapılan ağaç kaşıklar bir yandan yapılırken bir yandan da satın alınmayı bekliyorlardı...   

Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ve eşi Hülya Kocadon. Mehmet Kocadon, otların bu yöre kültüründeki önemine ve festivalin önemine değinerek, festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti...


Basının bu etkinliğe önem vermesi, haber yapması güzel...

BKTS (Bodrum Kültür ve Sanat Topluluğu) kurucu üyesi ve başkanı, Oojami grubunun kurucusu müzisyen Necmi (Cavlı) abiye bir merhaba ve kısa bir sohbet.

Festivalin düzenlendiği yer, Bodrum merkeze yakın ve güzel bir koy olan, Yalı Beldesi Gerenkuyu mevkii. Yalı Belediye Başkanı İsmail Altındağ başkanım da ev sahibi olarak oradaydı. Burasının bu etkinlik için ne kadar güzel ve uygun bir yer olduğunu söyledim, biraz sohbet ettik...  

Umurbey Şaraplarından Nur (Arıner) hanımla karşılaştık ve biraz sohbet ettik...

Erhan abiler (Füsun-Erhan Yürüt) oradaydılar. Zaten, Kızılağaç'ta yaşıyor olmaları itibarıyla bi nevi de ev sahibi sayılırlar. Daha önceden tanıdığım misafirleri Kemal bey ve eşi Lale hanımla da orada görüştük. 

Gezi, Yemek ve Fotoğrafla ilgili yapmış olduğu programlardan kendisini televizyondan tanıdığımız Wilko Van Herpen'in orada olması da bir sürprizdi. Festival çerçevesinde yapılacak olan ot yemekleri yarışmasının jürisinde yer alacak olan Wilko'yla tanıştık, sohbet ettik. Bilinen Bodrum'dan farklı olan bizim oraları anlattım, davet ettim. Haberleşelim, dedik...

CNN Turk televizyonunda Yeşil Doğa programını yapan Güven İslamoğlu buradaydı. 6-7 yıl kadar önce (daha dün gibi ama ne kadar da zaman geçmiş) email ile haberleşmiştik, kısmette tanışmak da varmış...  

Tiyatro sanatçısı Nadi (Güler) abi ve eşi Kafiye hanım oradaydılar, arada bir konuşsak da epeyce zamandır yüz yüze görüşememiştik, bu karşılaşma çok iyi oldu... 

Kadir abiyi arkadaşı arayıp haber vermiş ve çağırmış, "belki de buradan senin yanına geçeriz diye düşünmüştüm" dedi. Onlarla sohbet ederken Yakup (İçgören) bey geldi... 
Bugün burada daha bir çok arkadaşımla karşılaştım, ayaküstü sohbetler ettim. Tabi, "ayak üstü" lafın gelişi, benimkisi pek ayak üstü olmuyor. Ama, "ayak üstü, mayak üstü", neyse, o bir yana, bir çok arkadaşımla ve tanıdıkla karşılaşmak çok güzeldi...

Hava raporlarından hava durumunu takip ediyorum. Hava, bugün için beklediğimden de iyiydi. Hatta biraz sıcaktı bile denilebilir. Mustafa'nın yüzü de sanki biraz öyle diyor gibi...

Etkinlikte yöresel müzik de vardı. Hem misafirler hem de köyden kadınlar Bodrum havalarında oynadılar. Birinci günün sonlarına doğru, Yalı Belediyesi folklor ekibinin gösterisini, o saate kadar kalamadığım için izleyemedim. Yine günün sonunda "ot yemekleri yarışması" vardı, ona da kalamadım. Ama haberlerini aldım, Şükran Sert'in yaptığı "kenker dolması" birinci olmuş. Kazanan kişiyi buradan kutluyorum...
Tabi, hem birinci gün, hem de ikinci gün, etkinlikler sadece bunlarla sınırlı değil(di).


Güzel bir etkinlikti. Mutlaka, eksik kalan, "şu da olsaydı" ya da "burası olmamış" denilen şeyler olmuştur, olacaktır. Bu bir ilk. Eğer devamı gelirse, daha da büyüyerek ve güzelleşerek devam edecektir diye düşünüyorum. Emeği geçenlere ve vakit ayırıp gelenlere teşekkürler... 

Başka Blog, Haber siteleri ve internet gazetelerinin gözüyle Bodrum Ot Festivali - 2013 :  Gezgene(Blog),  bodrumdabugün,  arenabodrum,  Hürriyet,  bodrumhabermerkezi,  haberler.com, Türkiye Gazetesi

4 Nisan 2013 Perşembe

Köremen, Körmen, Yabani Sarımsak

Türkiye'nin bir çok yerinde yenilebilen otlar vardır. Vardır ama yenilebilen otlar denildiğinde, yemek kültürünün içinde otun en çok yer bulduğu ve otlu yemeklerin, böreklerin çok sevilerek yenildiği Ege Bölgesi akla gelir. Bu ot mevzu, Ege'nin, Egeli olmanın simgelerinden birisidir nerdeyse...   

İşte bu da, o otlardan birisi. Biz Köremen diyoruz, öyle biliyoruz. Buralarda bu isimle bilinir, anılır. Körmen denildiği de olur. Yabani sarımsaktır. Tadı da aynen öyledir zaten. Ot kavurmalarının, otlu böreklerin içinde kullanılır. Toprak altında sarımsağın yumrusu gibi bir yumrusu vardır. Yukarıdaki fotoğraf bağın içinde çekildi. Bağ sürülünce bunlar da toprağa karıştılar. Ama yok olmuyorlar, çünkü sürülmeden önceki dönemde toplarken onları topraktan yumrularıyla beraber sökmüyor, yumrularını toprakta bırakıyorduk. Böylece, ertesi yıl o yumrulardan tekrar çıkıyorlar...

Bodrum Otfest / Bodrum Ot Festivali - 2013

Bodrum Belediyesi, Yalı Belediyesi, Bodrum Belediyesi KADEM (Bodrum Belediyesi Kadın Danışma ve Eğitim Merkezi) ve BKTS (Bodrum Kültür Sanat Topluluğu) tarafından düzenlenen Bodrum Ot Festivali, 6-7 Nisan tarihlerinde, saat 11:00 - 18:00 saatleri arasında Bodrum / Yalı Beldesi Gerenkuyu mevkiinde gerçekleştirilecek. 
Bodrum Ot festivali ile ilgili Milliyet ve Hürriyet gazetesinde çıkan haberler.

29 Mart 2013 Cuma

Gar(a)ova Bağlarında Gara Bir Buzağı

Hava çok güzeldi, biz de Mustafa'yla gezmeye çıkmıştık. Eve dönerken otlaktaki ineklerden birisinin doğum yapmak üzere olduğunu gördük. Bu inek, doğumu bir kaç gündür beklenen inekti. Doğum yaparken çok yaklaşmadık tedirgin olmasın diye. Uzaktan izledik. Doğumdan hemen sonra yanındaydık. 

Bu fotoğraf, buzağı doğduktan hemen sonra çekildi. Sanırım 4-5 dakika henüz geçmiştir. Buzağı oldukça ıslak(tı). Biraz da şaşkındı. Anası hemen ayağa kalktı ve yalamaya başladı. Buzağı da biraz yattıktan sonra, aşağı yukarı 20-25 dakika kadar sonra ayağa kalkmak için çabalamaya başladı. 


Bu çabaları esnasında, sendeledi, tökezledi, yıkıldı ama en sonunda ayakta durmayı başardı. Anasının memesini arayıp buldu ve ilk sütünü emmeye başladı. Bu ilk süte ağız sütü deniliyor ve hem besin olması açısından hem de doğduğu anda tamamen mikroplara karşı savunmasız olarak dünyaya gelen buzağıya, başka türlü sağlanması mümkün olmayan bağışıklık maddelerini sağladığından buzağı için çok önemlidir.