13 Eylül 2010 Pazartesi

Bodrum Mavi Dergi 37. (Temmuz-Ağustos) Sayıdaki Yazım / Harnup (Keçiboynuzu) ve Bodrum'daki Adresi; Yalı Beldesi

Bodrum Mavi dergi 37. sayıdaki "Harnup (Keçiboynuzu) ve Bodrum'daki Adresi; Yalı Beldesi" başlıklı yazıyı sayfaların üzerine tıklayarak okuyabilirsiniz...






.
.

1 Eylül 2010 Çarşamba

Sonbahar Yağmurları



Yağmur yağıyordu, fotoğraf makinemi çıkardım, konu mankenime de (kendisi Mustafa olur) şemsiyeyi alıp yağmurun altına geçmesini söyledim. Güzel bir fotoğraf çekecektim. Sürpriiz, fotoğraf makinemin pili bitmiş. Yağmur da pilin şarj olmasını beklemiyor tabi, bu durumda, yağmurdan sonra çekilmiş bu fotoğrafa kaldık artık :)

Derler ki, "Ağustos'un 15'i yaz, 15'i güz." Yani, bu demek oluyor ki sonbahar mevsimi geldi. Bir başka deyişle, güz mevsimi. Bugün de ilk güz yağmuru yağdı. Geçen yıllara göre de biraz erken yağdı. Eee, her sene aynı tarihte yağacak diye de bişey yok tabi... Zaten bu yıl üzüm, armut, incir, v.s 10 gün kadar erken gelişmişti, ilk güz yağmurunun da erken yağması normal :)

Hava ciddi şekilde serinledi ve yağmur da öylesine çiseleyip geçmedi, toprakta minik dereler oluşturacak kadar yağdı. Ve her yeri toprak kokusu sardı. Bütün bitkiler, son yağmurlardan beri üzerlerinde birikmiş olan toz v.s den kurtuldular. Yağmurdan sonra açan güneşte hepsinin yaprakları parıl parıldı.

Bütün bunlar çok güzel tabi. Ama bu yağmurun bir başka güzel tarafı daha var, belki de asıl güzel tarafı demek lazım, o da üzüm hasadı bittikten sonra yağmış olması. Böylece üzümler yağmurdan hiç etkilenmediler. Şaraplık üzümler yağmura yakalansaydı eğer, hem fiziksel olarak salkımlarda çürümelere neden olabilirdi, hem de bağ sulanmış olacağı için tanelerdeki şeker oranı biraz düşecek, aroma konsantrasyonu bundan olumsuz etkilenebilecek ve şarabın biraz gevşek ve sulu bir yapıda olmasına neden olabilecekti. Aynı şey sofralık üzümler için de geçerli... Bütün bu olumsuzluklar olmadığı gibi, hasat bittikten sonra bağ sulanmış oldu, çok da güzel oldu... Bu yağmurun bir başka faydalı etkisi de zeytin ağaçlarına. Onlar için de yağmurun tam zamanıydı...
.
.

20 Ağustos 2010 Cuma

2010 Yılı Adakarası Üzümleri



Bu yıl, (sofralık-şaraplık) bütün üzüm çeşitlerinin bağbozumu erken oldu. Bunlar da, Adakarası üzümlerimiz. Adakarası diğer üzümlere göre daha geç olgunlaşıyor. Bu da işin zamana yayılması açısından çok iyi oluyor.



Bugün öğleden önce Datça'dan Muzaffer Özgen hocam aradı. Telefonum problemli olduğundan eski telefonu kullandığım için ismi de çıkmayınca tanıyamadım hemen. "Mehmet Vuran mısınız, hani şu bodrumbaglari diye sitesi olan..." gibi cümlelerle beni işletti biraz. Ben de ne zamandır Muzaffer hocamı arayayım diyordum. Onun da aklındaymış aramak, bir de ben 10 gündür bloga yazmayınca, İzmir'den Mehmet Pekmezci'yle beraber merak etmişler. "Acaba ne oldu, bir problemi mi var" diye. Neyse, Muzaffer hocam daha benle telefonda konuşurken diğer hattan Mehmet Pekmezci'ye iyi haberlerimizi :) ulaştırdı. Sizleri meraklandırdığım için kusura bakmayın lütfen. Vee, merak edip beni aradığınız için de çok teşekkürler...
.
.

10 Ağustos 2010 Salı

Dilim Dilim Cardinale



Bu yıl üzüm sezonu erken başladı, erken bitti. Bağda sona kalan üzümler küçük küçük ve seyrek olan salkımlardır. Daha da sona kalanlar, yani en sona kalanlar ise neferiye (kimi yerde neferge deniliyor) salkımlardır. Çoğunukla dalların ucuna yakın yerlerde olan küçük salkımlardır.

Yukarıdaki 3 taneli salkım da ilginç bir salkım. Cardinale üzümünde taneler böyle (dilimli) olabiliyorlar. Normal salkımlarda olmaz da, küçük salkımlarda arada bir çıkabiliyor. Böyle taneler daha da tatlı oluyorlar. Bu taneler de bana kısmet oldu. Üç yapraklı yonca gibi :)
.
.

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Evde Şarap Grubu Bodrum Tadım Toplantısı



Evde Şarap Grubunun Bodrum'daki üyeleri olarak, tadım toplantılarına başlamayı epeyce zamandır düşünüyorduk. Kısmet bugüneymiş. Bunda, Füsun-Erhan Yürüt'ün artık Bodrum'a yerleşmiş olmalarının etkisi de kuşkusuz ki çok büyük. Nihayet ilk toplantımızı düzenledik. Umarım devamını da getirebiliriz...

Bu toplantımızda arkadaşlarımızın yapmış olduğu çeşitli şaraplar tadıldı. Ancak ana tema Zinfandel tadımı idi. Bizlerin yapmış olduğumuz 4 Zinfandel ve piyasadan temin edilmiş 2 Zinfandel olmak üzere, toplam 6 Zinfandel şarabının kör tadımı yapıldı.



Kör tadım yapmak oldukça heyecanlı oluyor, zaten işin doğrusu da bu. Herkes kendisine dağıtılan formlar yardımıyla şaraplara not verdi. Verilen notlar toplandı, eğerlendirme yapıldı, sonuçlar açıklandı. Ve en son olarak da herkesin formu kendisine dağıtıldı. Tıpkı Okuldayken sınav kağıtlarının dağıtılması gibiydi :)





Tadım toplantımız Bodrum-Yalı beldesi, Kızılağaç mahallesindeki Selahattin Pınar Çiftliğinde yapıldı. Kızılağaç köyü, Bodrum'un yakın köylerinden biri. Bodrum'a gelişte Torba kavşağından sola giden yoldan bir kaç km içerde başlıyor Kızılağaç köyü.



Zinfandel üzümüyle tanışmam, Bodrum-Çömlekçi köyündeki İşmen Bağları sayesinde olmuştu. Bodrum için iyi bir üzüm tercihinde bulunmuşlar, teşekkürler...


.
.