
Bugün Muğla Üniversitesi kampüsünü gezdim. Amcam, Gözde ve Emine'yi Muğla'ya götürecekti, "ben de gideyim" dedim. Gitmişken de Üniversite kampüsünü gezdim. Çok beğendim, çok. Geniş, düzenli, yeşillik ve (bana göre) Muğla'nın en güzel yerinde. Orada öğrenci olmayı isterdim. Gerçi benim Üniversitem (Uludağ Üniversitesi) de güzeldi ama ben öğrenciliğin keyfini pek de çıkaramamıştım. Şaka maka üzerinden de 10 yıl geçmiş. Bugün etraftaki öğrencilerin nerdeyse benim yarı yaşımda olduklarını düşününce, yine "ben ne ara bu yaşa geldim, nasıl geldim" demeden edemedim :)

Dönüşte Bozüyük Beldesine uğradık. Aslında baştan böyle bir planımız yoktu. Muğla'dan dönüşte Bozüyük yol sapağına gelirken ani bir kararla yolumuzu Star tv'deki "Baba Ocağı" dizisinin çekildiği Bozüyük'ten geçirmeye karar veriverdik. Beldenin yeşillikler arasından kıvrıla kıvrıla giden bir yolu var. Yol bizi dosdoğru köy meydanına götürdü. Köy meydanı ve meydandaki kahve, dizinin ana mekanlarından birisi zaten. Arabada bagajda yer olmadığı için tekerlekli sandalyeyi yanıma alamadığımdan dolayı ben arabadan in(e)medim. Meydanın güzel ve çekim mekanına nazır bir noktasına park ettiğimiz arabanın içinden çekimleri izledim. Dokusu bozulmamış ve yöreye özgü mimariyle yapılmış eski bir çok evin olduğu köyün otantik bir havası var. Bazı evler restore edilmiş. Köyün hemen bitişiğinde de "Pınarbaşı" var. Buranın adını şimdiye kadar çok duymuştum ama gitmek nasip olmamıştı. Bugün de durup oturmaya vaktimiz kalmadığı için (zaten tekerlekli sandalye de yoktu ya) kenarından geçip gittiğimiz bu yer, 800 yıllık olduğu söylenen yaşlı çınar ağaçları, kavaklar ve birkaç gözden yüzeye çıkan kaynak sularıyla ve doğal güzelliği ile öne çıkan çok güzel bir dinlenme yeri...

Baba Ocağı dizisini severek izliyoruz. Muğla yöresinde, özellikle de yörenin şivesi kullanılarak neden hiç dizi çekilmez derdim. Bu dizi o açıdan da çok iyi oldu. Başarılı da oldu. Ve ben de çok sevindim tabi. Bu da dizideki Hasan Bakkal'ın önünde, dizinin başrol oyuncularından Burak Özçivit ile Erdal'ın fotoğrafı.

Dizide sevdiğim karakterlerden birisi de Bakkal Hasan. İlk başlarda rolünün çok büyük olmadığını, ama bölümler ilerledikçe sevilen bir karakter olduğunu ve rolünü de çok başarılı oynadığı için, rolünün biraz daha büyütüldüğünü düşünüyorum. Yörenin şivesi ağzına çok iyi oturduğundan dolayı, onun o köyden ya da yakınlarından bir yerlerden olabileceğini düşünmüştüm hep. Erdal'a dedim ki, "Bakkal Hasan'a git ve durumumu anlat ve arabada olduğumu söyle" dedim. O da sağolsun arabaya kadar geldi. Çok başarılı bulduğumu ve hakkındaki fikirlerimi kendisine de söyledim. Volkan (Baş) bu yöre insanını çok iyi tanıdığını, zaten Bafa kökenli olduğunu söyledi. Beraber bir fotoğraf çektirdik ve sahnesi geldiği için çekime gitti.
Sonrasında da bizim için dönüş yolculuğu başladı...
.
.